Kaybolan
Kitabın adı dahi içine çekiyor insanı. Okurken elimden bırakmak istemediğim, karakterlerin hayatını kendi içlerinde yaptıkları muhasebeyi düşünmekten kendimi alamadığım ve unutamayacağım bir kitap oldu. Cümlelerin altını çizerek ve çizdiğim her cümleyi tekrar tekrar okuyarak bitirdim kitabı.
Kitapta her karakterin kendi dünyasında, kendi geçmişinde kaybolup kaybolduğu yerden hayata tutunup çizdiği yol anlatılıyor.
Hayat da zaten bir olayda, bir cümlede, bir resimde kaybolup kaybolduğun yerden yenilenip yola devam etmek değil midir?