Zaman hep aynı zamandır. Bir dakika bir dakikadır, bir saat bir saattir. Ne denirse densin, onu özenle kullanmalıyız. Zamanla düzgün bir şekilde uzlaşmalı, olabildiğince harika anılar bırakmalıyız geride -bu her şeyden önemlidir.
Diğer bir deyişle bu, "Bugün de kaybettik" dediğimiz bir dünyanın varlığına gitgide alışmaya benziyordu. Bir dalgıcın zaman harcayarak bedenini su basıncına alıştırması gibi bir şey. Evet, yaşamda zaferden çok yenilgi vardır. Ve gerçek yaşam bilgeliği de, "Onu nasıl yenebilirim?" den ziyade "Acaba nasıl iyi bir şekilde yenilebilirim?" denilen yerden gelişir.
Bir masada karşılıklı oturup kahve içip sohbet etmiştik. Sohbet konumuz çay içerken yapılan havadan sudan konular değildi. Bizim için anlamı olan -yaşamak denilen eylemin içerdiği anlamda olan- şeylerdi.