"Yetişkin olduğumdan beri bazen senin o sözlerin aklıma geliyor. Sadece ileriye bakarsan görüş alanın dar olur. Bu yüzden ben de ne zaman sıkışıp kalsam ya da ne yapacağımı bilmesem, hemen görüş açımı genişletmeye çalışıp kendime omuzlarını gevşet ve yengeç gibi yan yan yürü diyorum.”
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
“O zaman bana yengeç gibi yürümenin ne kadar benzersiz olduğunu, etrafta dolaşırken manzaranın yandan geçip gittiğini ve dünyanın normalden daha büyük göründüğünü söylemiştin. Gerçekten de yana doğru yürümek, insana daha geniş bir görüş açısı sağlıyordu.”
“Ben insanlar arasındaki her türlü etkileşimin onları toplumun bir parçası haline getirdiğine inanıyorum. Bağlantı noktalarımız sonucunda meydana gelen bu durum, geçmişte de böyleydi ve gelecekte de böyle olacak."
"Aidiyet muğlak bir durumdur. Mesela bu pencere. Aynı yerde olsak bile aramızda o cam tabakasının olması, sanki diğer tarafta olup bitenler önemsizmiş gibi hissetmemize neden oluyor. Oysa bu bölmeyi çıkarsak anında aynı tarafta gibi hissederiz. Görmek ve görülmek aynı şeydir.“