Biz ya kardeşlik ile var olacağız ya da kardeşsizlik yüzünden birer birer yok olacağız. Ya kardeşlikle var olacağız, dirileceğiz ya da bu işi lüks görerek "Eskide kaldı bunlar, bunlar artık lafta!" deyip sadece işin edebiyatı ile uğraşan insanlar olacağız.
"Ben ben!" diye başlayan sözler bizim literatürümüzde yoktur. Bunu tek istisnası vardır, o da "Eşhedü"( şahit oldum) kalıbıdır. Eşhedü dedikten sonra Fatiha suresi'nde de buyurulduğu üzere yine "biz"deriz. "Yalnız ve yalnız sana kulluk eder, yalnız ve yalnız senden yardım dileriz!"
Efendimiz'in(sas)şu buyruğu bize rehber olmalıdır: "Din kardeşin zalim de olsa, mazlum da olsa ona yardım et." Bir adam : "Ya Resulallah! Kardeşim mazlumsa ona yardım edeyim ama zalim ise nasıl yardım edeceğim?" diye sordu. Efendimiz ise: "Onun zulümden alıkoyar, zulmüne engel olursun. Şüphesiz ki bu ona yardım etmektir." buyurdu.
Tecessüs, bir başkasının ayıbını araştırmaktır. Bu mesele kardeşlik ahlakının en ciddi meselelerinden biridir. Hangi şekilde aralanmış olursa olsun, bir Müslüman aralanmış bir perdeye bakmaz, elinden geliyorsa perdeyi kapatıp yoluna devam eder.