Yıllarca korkulup onu hissetmemek adına yalanları yaşadıktan sonra; cesareti yakaladığınız anda; birilerine en çok ihtiyacınız olduğunda paylaşmak istediklerinizi paylaşamadığınız, içinizi döküp bir sıcak omuza yaslanamadığınız anda içinizi kaplayan soğuk acı bir histir. sözlerinizin duygularınızın duvara çarptığı andır. boşluktur.
o anda çevrenizdeki herşey kalabalığa rağmen koca evrende yapayalnız bomboş hissedersiniz. aslında sizin çok fazla umursadığınız kişiler tarafından umursanmadığınızı farkedip kötü hissetmektir. aynı zamanda güçtür, içinizde üzüntü fırtınaları koparken, yolunuza hafif bir gülümseme ile devam etmektir, bir başyapıtın primadonnası gibi oynamaktır hayatı, mutluluğu... bir gün birilerinin sizi gercekten anlayıp, derdinizi de mutluluğunuzu da paylaşacağı umuduyla yaşama tutunmaya çalışmaktır...