Karanlıkta kalsaydın, sınır tanımayan kalbin, bütün bu seçilemeyen şeylerin üzüntüsünü emmeye çalışsaydı, daha iyiydi. Şimdi kendi içine çekildin, varlığının sınırını önünde, ellerinde görüyorsun, zaman zaman belirsiz bir hareketle yüzünün çizgilerini tazeliyorsun. İçinde hemen hemen hiç yer kalmamıştır ve bu darlıkta, çok büyük bir şeyin barınmasının imkansız oluşu ve Müthiş'in de buraya sığmak için kendini şartlara göre küçültmesi zorunluluğu, sana adeta ferahlık verir.