Insan beyninden günde ortalama 70.000 düşünce geçtiği kabul ediliyor. Bu düşünceler ne hakkındaysa, hayatımız da ona göre şekillenir. Çünkü düşünceler duygulara, duygular davranışlara, davranışlar sonuçlara dönüşür. Kafanızda en çok neyi düşünürseniz, hayatınızda onu çoğaltırsınız. Ne düşündüğünüz ne olacağınızı belirliyorsa, ne düşünmediğiniz de ne olmayacağınız belirler!
Yavaş yavaş ölürler
Seyahat etmeyenler.
Yavaş yavaş ölürler
Okumayanlar, müzik dinlemeyenler,
Vicdanlarında hoşgörüyü barındıramayanlar.
Yavaş yavaş ölürler
Alışkanlıklarına esir olanlar,
Her gün aynı yolları yürüyenler,
Ufuklarını genişletmeyen ve değiştirmeyenler,
Elbiselerinin rengini değiştirme riskine bile
girmeyenler,
Bir yabancı ile konuşmayanlar.
Yavaş yavaş ölürler
Heyecanlardan kaçınanlar,
Tamir edilen kırık kalplerin gözlerindeki pırıltıyı
görmek istemekten kaçınanlar.
Yavaş yavaş ölürler
Aşkta veya işte bedbaht olup yön değiştirmeyenler,
Rüyalarını gerçekleştirmek için risk almayanlar,
Hayatlarında bir kez dahi mantıklı tavsiyelerin dışına
çıkmamış olanlar.
Evet,yavaş yavaş ölürler beynini kullanmayanlar. Peki beyin ölümü gerçekleşmiş halde yaşayanlardan olmak istemiyorsak ne yapmalıyız?
Eski bir sevdadan kurtulmuşum;
Artık bütün kadınlar güzel;
Gömleğim yeni,
Yıkanmışım.
Tıraş olmuşum;
Sulh olmuş.
Bahar gelmiş.
Güneş açmış.
Sokağa çıkmışım, insanlar rahat;
Ben de rahatım.