Kendileri sapandan kaçarken tanklardan bile kaçmayan bu gence bir anlam veremediler. Annesini öldürdüler, o ölmedi. Evini yıktılar, o yaşadı. Dikip büyüttüğü zeytin ağaçlarını kopardılar, o yine ölmedi.
Ne zalimler gördü bu dünya. Mucizeler önünde teslim olmaları gerekirken, zulümlerini artırmayı tercih ettiler hep. İnsanların bedenlerini kendi hizmetlerinde kullandıkları gibi, beyinlerinide kullanmaya kalkıştılar. Zulümle ayakta durmak, güçle sevilmek istediler. Kısa bir zaman için muratlarına erdiler ama sonunda hep helak olan onlar oldu. Hiç kazanamadılar. Dünyayı da kaybettiler ebedi hayatı da.
Duyulmak, anlaşılmak, kabul görmek, içeri alınmak istiyorsan önce sen duy dediklerini. Sen inan kendine. Sen kendini kabul et önce.
Duy kendini, anla dediğini.