1959 Erzurum doğumlu. 1977 yılında Kuleli Askeri Lisesinden 1982 yılında Kara Harp Okulundan mezun oldu. 2013 yılında TSK'dan emekli oldu. 2006'da İnsan Kaynakları, 2019'da Resim Sanat Dalı Yüksek Lisans Programlarını bitirdi.
"Ben topraksız bir ailedenim. Babamı yitirince eniştemin himayesine girmiştim ve onun yardımıyla okuyordum. Akademiye başvuran 80 öğrenciden sınavı kazanan sekizinin içinde en iyi puan alan üç kişiden biriydim. O zaman Akademinin Müdürü Burhan Toprak'tı. Beni çağırdı: “Ulan ne b.. yemeğe geldin buraya. Bu zenginlerin yapacağı bir iştir. Sen perişan olursun" dedi. Sonra, bana on lira burs verdirdi. Kızılay aşevlerinden yedim. Açlıktan bayıldığım günler olmuştur. Talebeliğimde Hamsun'ın 'Açlık' adlı romanını Yaşadım ben."
1937 yılında, Rusya'daki Bolşevik devriminin yıldönümü sebebiyle Sovyet elçiliğinde bir balo düzenlemiş. Atatürk, gece 01:30'da aniden elçiliğe girmiş. Yanında çalgıcılar ve sanatçılar da var... Sovyet elçiliğinde önce zeybek oynamış. Aynı günün sabahında Stalin, boğazlarımız ve Kars-Ardahan gibi illerimizde gözü olduğunu beyan eden bir nutuk çekmiş ve Atatürk de bunu haber alır almaz Rus elçiliğine hareket etmiş. Lev Mihayloviç Karahan'ı çekip hesap sormuş. “Ya özür diler ya da sınıra gidiyorum” diye açıkça ültimatom vermiş. Karahan hık mık etse de çaresizce telgrafın başına geçip bildirmiş. Atatürk Rus elçiliğinden ayrılmadan, düzeltme cevabı gelmiş. O günler, Stalin'in iktidarını sağlamlaştırmak için biner biner Rus öldürdüğü günlerdi. Büyük Temizlik dedikleri katliam günlerinde, Karahan'ın da bu olay sebebiyle arada kaynayacağını bilen Atatürk, iltica etmesini ve kendilerine sığınmasını teklif etmiş. Karahan bunu kabul etmemiş ve derhal Moskova'ya çağırılmış. Birkaç gün sonra, fırında yakılarak idam edildiği duyurulmuş.