Mâlâyânî ile meşgul olmak, lüzumluları ihmal etmeye götürür. Çün-kü gerekli-gereksiz herşeyle meşgul olmak insanı, kolayı tercihe sevkeder. Bütün bunlar ise sonuçta müslümanı fuzûlî işlerin adamı durumuna düşürür. Bu bakımdan hadis, fevkalâde önemli bir tesbit yapmakta, iyi müslüman olabilmek için her şeyden önce kendisini ilgilendirmeyen fuzûlî işlerle meş-gul olmamak gerektiğine dikkat çekmektedir. Çünkü ömür kısadır ve hızla geçmektedir.
Hz. Ömer demiş ki:
"Hesaba çekilmeden önce kendinizi hesaba çekin. Büyük duruşma için hazırlık yapın. Ahiretteki hesap, ancak dünyada nefsini hesaba çekmiş olanlar için hafif ve kolay olacaktır."
Sosyal medyanın ışığı altında ilim alırsa
Kuranın ışığı altın kör olur olurla ve hakikatler karşısında kast katı kesilir ve akıları almaz olur ve hakikatleri inkar etmeye başlarlar.
Kim bir cemaate imamlık yaparsa Allah'tan korksun (takva sahibi olsun!) ve bilsin ki üstlendiği insanlardan hesaba çekilecek bir güvenlik sorumlusudur,"22 hadis-i şerifi bu noktaya işaret etmektedir. İnşallah bunlar, ekseriyeti namaz bitiminde ek işine koşan, imam odasını iş görüşmeleri için ofis olarak kullanan çağdaş imamlara karşın, camiyi her yönüyle hayat merkezine dönüştürecek şuurlu ve önder imamların yetişmesine sebep olur
Yüce Rabbimiz bunu şöyle beyan buyurur: "Onlardan sonra, namazı zayi eden, şehvet ve dünyevi tutkularının peşine düşen bir nesil geldi. Onlar bu tutumlarından ötürü büyük bir azaba çarptırılacaklardır." Bu ayette namaz ihmal edildiğinde diğer dinî sorumlulukların da peşi sıra ihmal edileceği ifade edilir. "Kul ile şirk (küfr) arasında sade namazın terkedilmesi vardır,"12 ve "Kâfirlerle aramızdaki fark namazdır. Kim onu terk ederse küfre düşmüş demektir,"13 hadisleri de bu gerçeğin altını çizmektedir.