SACİT

SACİT
Dost istersen Allah yeter.
T.C Adalet Bakanlığı
İlahiyat
Van
22 Haziran 2000
205 okur puanı
Ekim 2022 tarihinde katıldı
Kutsal mabed Kudüs
Kudüs, toprağından kanlı gözyaşı akan şehir. Her köşesinde, taşında tarih esintisi kokan şehir. Nice şanlı Peygamberlerin Kutsal beyti. Mirac-ı Nebiye sema kapılarının açıldığı şehir . İslam tarihinin şanlı mescidi. Her karış toprağında dava kokan şehir. Kutsal mabed olan İslam’ın ilk kıblegahı. Üç semavi dinin göklü mescidi. Mukaddesatı ve İslam’ın biricik namusu. Nice halifelerin ve Selahaddinlerin şehri Güneşin tekrardan neşv-ü nema bulacağı. İslam’ın şahlanacak dava merkezi Kudüs! Nice firavunlar, karunlar gelip geçti. Hz. İbrahim ve Hz. Musa’nın davası Kudüs! Son sancak İslam ile dipdiri ayakta duruyor. Bedenler işgal olsa da, kalpler şahlanmayı bekliyor.
SACİT
SACİT
Filistin
Üç yıl önce yazmıştım ama bugün daha iyi anlıyorum İslamiyet nasıl bir esaret altında olduğu Müslümanların gaflete olduğunu islamın namusu sahipsiz bugün Kudüs yarın Kabe hiç bilemeyiz çünkü emin bölge emin ellerde değil islam emin ellerde olması lazımki Müslümanların üzerinde ki zulüm kalksın.
Kandil Bidat Mıdır?
Bir konuşma esnasında her şeye “bidat” diyen bir kişiyle karşılaştım. Şöyle diyordu: “Peygamberimizin yapmadığını biz niçin yapalım? Sahabenin yapmadığını biz niçin yapalım?” Ben de kendisine şu şekilde cevap verdim: “O hâlde Kur’an okumamamız gerekir. Çünkü Kur’an, Peygamberimiz (sav) döneminde mushaf hâlinde değildi. Mushaf hâline getirilmesi sahabe döneminde gerçekleşti. Eğer Peygamber döneminde olmayan her şey bidat olsaydı, bugün Kur’an’ı mushaf hâlinde okumamız da bidat olurdu.” Oysa bu uygulama bidat değil; bilakis dini koruyan, muhafaza eden ve kolaylaştıran hayırlı bir yeniliktir. Nitekim İslam âlimleri, her yeniliği toptan reddetmemiş; dinde aslı bulunan, hayra vesile olan ve ibadete teşvik eden yenilikleri meşru görmüşlerdir. Bu çerçevede, her asırda Müslümanların manevî hayatını canlı tutacak güzel hasletler ortaya çıkmıştır. Âlimlerimiz, hadisler ve İslam’ın genel ilkeleri ışığında, Müslümanları ibadete yönlendirmek, birlik ve beraberliği artırmak amacıyla bazı mübarek geceleri öne çıkarmış; bu günler zamanla “kandil geceleri” olarak anılmıştır. Bu gecelerde yapılan ikramlar, sohbetler ve ibadetler yeni bir ibadet icadı değil; mevcut ibadetlere teşvik ve hatırlatma vesilesidir. Dolayısıyla her yeniliği bidat olarak görmek, İslam’ın ruhunu ve ümmetin tarih boyunca ortaya koyduğu ilmî ve manevî birikimi göz ardı etmek olur.
Din
Beraat Geceniz Mübarek Olsun nice Günahlardan Bizleri Beraat Eylesin🤲🤲🤲
İnsan kendisi kadardır Gerisi Rabbinin Lütfudur
İnsan, gereksiz sorumluluklar üstlenerek ve hâliyle yersiz korkular altına girerek manevi ve psikolojik hastalıklara tutulmuştur. Hakiki vazifesi olan kulluğu bir kenara bırakıp narin kalbiyle, şahsi kuvvetiyle kaldırması mümkün olmayan ağır rububiyet işlerinin altına girmiştir. Böylece yaşamın kontrolü kendisinde olmadığından rahat edemez, ileriye dönük her şeyi garanti altına alamadığı için de huzur bulamaz vaziyete gelmiştir. Oysa insanın geleceğini sağlama almak, kaygılarını gidermek, ona ait her şeyi kontrol altında tutmak, yalnızca Allah'ın yapabileceği bir iştir.
Sayfa 111 - Hayykitap·Kitabı okudu
Duygu ve Düşünce
Gafil olan insan, kendi vazifesini terkeder, Allah'ın vazifesiyle meşgul olur. Evet insan, gafletten dolayı iktidarı dâhilinde kolay olan ubudiyet vazifesinin terkiyle, zaîf kalbiyle rububiyet vazife-i sakîlesinin altına girer, altında ezilir. Ve aynı zamanda bütün istirahatını kaybetmekle âsi, şakî, hâin adamların partisine dâhil olur. Mesnevi-i Nuriye
Bugün Müslüman müslümanın Düşmanıdır
"Müslüman, müslümanın kardeşidir. Ona zulmetmez, haksızlık yapmaz, onu düşmana teslim etmez. Müslüman kardeşinin ihtiyacını gideren kimsenin Allah da ihtiyacını giderir. Kim bir müslümandan bir sıkıntıyı giderirse, Allah Teâlâ o kimsenin kıyamet günündeki sıkıntılarından birini giderir. Kim bir müslümanın ayıp ve kusurunu örterse, Allah Teâlâ da o kimsenin ayıp ve kusurunu örter."
Sayfa 220 - Erkan yayınları·Kitabı okudu
Filistin
Kafirin eliyle Müslüman görünümlü insanların eliyle Müslüman kalmadı islam coğrafyasında bizi bizden vuranlar yıktı yılarca
SACİT bir yorumu yanıtladı.
Şarkı dinliyor musunuz ?
Bu sırra binaendir ki, şeriatça bazı savtlar helâl, bazıları da haram kılınmıştır. Evet ulvî hüzünleri, Rabbanî aşkları îras eden sesler, helâldir. Yetimane hüzünleri, nefsanî şehevatı tahrik eden sesler, haramdır. Şeriatın tayin etmediği kısım ise, senin ruhuna, vicdanına İşârât-ül İ'caz
Sayfa 76 - Rnk·Kitabı okudu
Din
İnsanın gözü sadece baktığı yerden etkilenirken kulak Her yönden gelenle etkilenir. Bu açıdan dinlediklerimiz aklımıza, kalbimize, ruhumuza tesir eder. Dinlediklerimiz bizi Allah’a yakınlaştırıyorsa müstehaptır. Nefsimize yakınlaştırıyorsa (şehveti tahrik eden, bedbinliği arttıran, ümitsizliği arttıran,şirk içeren,dünyaya teşvik eden cümleler varsa haramdır.
Allah razı olsun hocam
1 yanıtı göster