Yüzünde derinden bir üzüntü vardı o an, geldikleri hale inanamıyordu belki de o da... Zaman, biz acı çekerken geçmez sanırdık ama o bizi alıştırırdı kendine; usulca geçip giderken. Gözlerimizi açıp kapatır ve senelerin geçtiğini fark ettiğimizde buraya nasıl geldiğimizi merak ederdik; her günü o acının içinde yaşadığımız halde.
Damarlarımda akan ağır kan... Üzerimde taşıdığım ruh yalnızca yedi gram. Al benden neyimi istiyorsan. Kendisine olan saygısını da yitirdiğinde ne yapar insan? Kim açar kapısını, kendinden bile kaçsan? Kalmak mı zor gitmek mi? Otuz beş binde verilen bir karar... Hangisi yaşatır, hangisi derinden yaralar? Verilmesi zor cevaplar... Tek tesellisiyse; bazı insanlar böyle yaşar...