Dertler yarışamaz, onları yarıştıran ve kendi tahammül seviyemizden değer biçenler bizleriz. Aslında bizi altında ezen şey dertlerimizin büyüklüğü değil o derde ortak bulamamak. Senin derdine aynı gözle bakabilecek bir çift göze bakamamak. Belki de asıl ezici olan, bir insana değil bir fincan kahveye sığınmak ve bu yüzden o kahveden bir yudum bile alamamak...
Hayat ikili oynama şansı veriyorsa
sana ikili oynamak hile midir?
Halbuki ip cambazı olmak böyle
bir hayatta işten bile değil.
Sirkte büyümüşse insan
hilebazlık kanından mi gelir?
Elinden mi gelir?