Heyhat, mutluluk dedikleri el, insanları okşamakta pek cimridir. Yalnız gülümsemek ve sevişmek için yaratıldıklarını sanan bu gençler de o elin kaçınılmaz tokadını yemekte geç kalmadılar.
Ayrıldılar... Ve bir daha birbirlerini görmediler. Fakat ikisi de küçük derenin kenarındaki Söğüdü ve orada geçirdikleri güzel ilkbaharı ve yazı unutmadı.
Ya da sevgilin seni sevmiyordu. O zaman yaptın? Geceleri ağladın mi? Ona sararmış yüzünü göstermek için geçeceği yolda bekledin, ona uzun ve acındırıcı mektuplar yazdin değil mi?