Okuduğum en tatlı kitaplardan birisi diyebilirim.
Kitap, Türkiyeden gelen bir asker ile bir Türkmen kızının aşkını anlatıyor;
Her şeyiyle o kadar naif, duru yazılmış ki. Okurken kendinizi 90larda gibi hissediyorsunuz. Çünkü yaşadıkları aşk bu şekilde. 90lar havası veriyor; gizli buluşmalar, utanarak konuşmalar, tatlı sohbetler... tertemiz ve güzel. Bu hoşuma gitti bayağı.
Saçma ve sapıkça sahneler olmaması da güzel. Çünkü bu dönemde yazılan birçok kitapta var ve bana aşırı ergence geliyor. Yazarların daha çok okunmak için yaptığını düşünüyorum. Fakat bu kitapta Yazar masum, duygusal bir konu işlemiş. Ayrıca iç savaşın zorluklarını ve öyle bir dönemde toplumun nasıl olduğunu da anlatmış.
Okurken kendinizi kaptırıp gidiyorsunuz, etkisinde kalabiliyorsunuz. Akıcı.
Bir de ilk defa bir yazarda gördüğüm bir şeyi söyleyim, yazar İslam dini ve etik kurallar hakkında güzel bilgiler veriyor. Karakterlerin çoğu bu tür şeylere önem veriyor, vermeyenler de saygı duyuyor. Daha önce bir genç kurgu kitabında din anlatılmasını görmemiştim.
Bu açıdan da aşırı beğendim. Yazarı bana sevdirdi, tebrik ediyorum.
Onun dışında kitap bazı yerlerde sıkıcı gelebiliyor ama genel olarak Sarıyor.
Sevmediğim kısımları, Mihra karakterinin çok safça davranması. Hiç sevgilisi olmamasını anlarım da hiç erkeklerle konuşmamış olması, aşırı utangaç olması bana çok klişe ve saçma geldi açıkçası.
kitapta Yasemin sırf birçok sevgilisi olduğu için ve etik kurallara uymadığı için sürekli kötüleniyor.
Arkadaşlarına olan tavrından dolayı kötülenebilir bazen, ancak mahalle teyzelerinin ağzına dedikodu verip bir sürü erkekle aşk yaşadığı için kötülenmemeli.
Ben bu tür karakterlerin ruhsal analizlerinin yapılmasını ve iç dünyalarına inilmesini seviyorum açıkçası. Bence bütün karakterlerin iç dünyalarına