İTİRAFLARR

İTİRAFLARR
@Sadeceitirafci
İtiraflarınızı, shiplerinizi ve ifşalarınızı rahatlıkla paylaşabilirsiniz. Söyleyen kişi istek üzerine mutlaka gizli kalır.
Puan için :/
Puan vermedi
Harikaydı. Serinin başlangıç kitabı olmasına rağmen bütün karakterleri eş zamanlı tanıma şansımız oldu. Gizemini asla kaybetmeyen bir eser arıyorsanız mutlaka tavsiye ederim. Yeşil başar, yedi yaşına kadar herkesten gizli dört duvar arasına yaşamıştı. Sonrasında bir gün tanımadığı adamlar tarafından kaçırılarak ona lanetli bir kalp vermişlerdi. Hastalıklı ve günden güne ölüme mahkum eden. Yeşil dokuz yaşına geldiğinde annesi yine o adamların geldiğini görünce onu korumak isterken öldürülmüştü. Sonrasında hiç tanımadığı bir ülkeye götürülüp on altı yalına kadar orada kalmıştı daha sonra son durağı burası olan Ötanazi Okuluna getirilmişti. Herkes onun taşıyıcı olduğu kalbi istiyordu herkes yeşili arıyor ve buldukları yerde onu öldürüp kalbini alacaklardı. Ama babası 6 yıl öncesine kadar gayri meşru kazının öldüğünü basında yayınlamıştı. Herkesten habersiz burada yaşıyordu Yeşil. Ama ölüm onun ensesindeydi. Onu öldürmek için tutulan suikastciden sadece bir yıl daha istemişti. Zaten ölecekti en azından bir yıl daha nefes alabilmek istiyordu. Gölge, kurbanın istediğini yerine getirmiş bir yıl boyunca onun ölmesini yasaklamıştı. Onu sadece kendisi öldürecekti bu süreç boyunca onu herkesten koruyacaktı. Ama peki onu kendinden kendi kalbinden nasıl koruyacaktı ? Yeşil konuşamıyordu. Gölge onun sesi olacaktı. O kurbanını öldürmek için buradaydı ama artık sadece onu korumak İçin. Ötanazi okulu suçlulardan oluşuyordu. Her suçlu mutlaka bir gün infaz ediliyordu. Herkes bu okulu çok iyi biliyordu. Girenin bir daha elini kolunu sallayarak çıkamayacağınıda. Ama bu okulun arkasında ki gizemleri kimse bilmiyordu. Gerçekten suçlulara ne oluyordu.Hepsi bir denekti ama ne ile karşı karşıya olduklarını kimse bilmiyordu. Biz okurlarda buna dahil. Yeşil bütün duvarlarını yıkıp bu okulun
Ötanazi OkuluMaral Atmaca · Ephesus Yayınları · 20227,4bin okunma
Reklam
Puan vermedi
Kitabın ana karakteriyle başlıyorum. Aşkın adında geceleri kötü insanları işkence ederek vs öldüren ve gündüzleri ise normal hayatına devam eden bir kızımız var. Seri katil lakabı V. Kitaptan anlayacağımız üzere kız doğarken annesi ölmüş bir ablası var ve babasını 11 yaşında öldürmüş. Buradan da anlıyoruz ki iyi şeyler yaşamamış. Ablası kızın suçunu üstlenip hapishaneye girmiş ki Aşkın normal hayatına devam etsin. Ancak baştada söylediğim üzere çok iyi, kanıt bırakmayan, zeki bir seri katil. Ablasına ve çevresindekilere bunu yansıtmıyor. 21 yaşında ve belki de 1000den fazla öldürdüğü kişi var. Konusuna gelirsek. İhtiyar-Kaptan dedikleri bir adam Aşkına öldüreceği adamları söylüyor. Ve sıradaki adam Ateş Alanguva. Cebonoyan diye bir topluluğun lideri. Öldürmesi çok güç bir adam. Aşkın diğer adamlara yaptığı gibi pis işlerini öğrendirdikten sonra öldürmeye çalışmıyor ve kendince bir güç savaşına giriyor. Adamın barında çalışmaya başlıyor ve kendini adamın gözüne sokmayı düşünüyor. Ateş ise yine zeki bir karakter olduğu için herkesin erkek diye düşündüğü V'nin Aşkın olmasından şüpheleniyor ve muhtemelen gözünün önünde tutmak için onu holdingine alıyor. Aşkın'ın içeriye sızma çalışmaları iyi gidiyor ve onların sistemine sızıyor falan. Ama adamı öldüreceğinde yaşananlardan dolayı bir ilk oluyor ve yakalanıyor. Ateş ise çoğu insanın aksine onun kimliğini açıklamak, öldürmek istemiyor. Aşkın'a ortaklık teklif ediyor falan. İlerisinde olaylar vb. Çok spoiler vererek anlatmak istemediğimden uzun uzun ama sadece ilk zamanları anlattım. Benim yorumuma gelecek olursakk (diğer eleştirilere vs de lafım gidecek muhtemelen) Aşkın karakterini çok sevdim hatta bazıları gibi idol falanda diyorum ama bunun yeri var. Çok zeki, havalı bir karaktere sahip ve sevilmesi normal. Bide adam
Ateşpare 1Ceren Melek · Ephesus Yayınları · 20224,427 okunma
Puan içinn
Puan vermedi
Hırsızların Dansı sonunda bitti!! Bir türlü bitiremiyordum, neden böyle oldu bilmiyorum. Kitapı ilk aldığımda heyecanlıydım. Aşırı merak ediyordum. Ama kitapı okumaya başlayınca ne yazık ki, sıkıldım. Neden sıkıldığımı anlayamadım. Sanırım kitapı daha fantastik[savaşlı, sihirli] hayal etmiştim. Birazcık hayalkırıklığlına uğradım. Ama kitapın sonlarına doğru olaylar iyici heyecanlı olmaya başladı. Soluksuz, merakla okudum. Sevdim aslında kitapı, ama işte keşke sıkılmasaydım okurken. Ve benim bu kitap okumam reading slump'a denk geldi. Belki de o yüzden bu kadar sıkıldım. Çıkaramadı beni, bilemiyorum artık. Ama kitapı sevdim, öyke çok berbat demeyeceğim. Hafif bir fantastik kitaptı, yeni başlıyorsanız okuya bilirsiniz. Yani seriyle ilgili düşüncelerim böyle, daha ilk kitapı bitirdim. İkinci kitapı merak etmedim değil. Merak ediyorum, umarım o daha fazla beni heyecanlandırır.
Hırsızların DansıMary E. Pearson · Martı Yayınları · 20221,993 okunma