Öyleyse Yargıç Blount gerçeğe hakaret etmek hakkını nerden buluyor ? diye sordu.Şüphe yok ki, gerçeğe tecavüz etmek bu yargıç gibi cüce bir şahsiyete tecavüz etmekten daha ağır bir suçtur..
Ben size sizin iyi teşhis koyamadığınızı söylemek istiyorum. Size söylemek istiyorum ki, benim kanımda sosyalizm mikrobu yoktur. Size demek istiyorum ki, bu mikrobun zayıf düşürücü, yıkıcı etkilerine uğrayan sizlersiniz. Bana gelince, ben, tıpkı sizin sözlükte karşılığı olmayan anlamlar vererek başka bir kılık altında gizlediginiz ve sahte bir sosyalizmden başka birşey olmayan soysuz demokrasinizin düşmanı olduğum gibi, sosyalizmin de köklü bir düşmanıyım.
Şimdi gözlerini yıka, bütün hayatın yaptığı gibi, omuzlarını yıldızlara vererek, var olan bütün kuvvetlerden en yüksek hazineyi söküp al ve bırak,
'maymunla kaplan, birbirini yesin'.
Bilgi bana bir harita odası gibi geliyor. Ne zaman kütüphaneye gitsem, bende bu etkiyi bırakır. Öğretmenlerin oynadığı rol, öğrencilere harita odasının içindeki şeyleri sistemli bir şekilde öğretmek. Öğretmenler, harita odasında dolaşmamıza yardım eden kılavuzlardır, o kadar. Bu onların kafasında olan birşey değil. Onlar yapmıyor bunu, onlar yaratmıyor. Bunların hepsi harita odasında var, onlar da bu odada nasıl dolaşılacağını, nereye el atılacağını
biliyorlar. Görevleri de, bu odada kaybolabilecek olan yabancılara yol göstermek.