Önceleri pek farkına varılmaz. Günün birinde insanın canı artık hiçbir şey yapmak istemez. Hiçbir şeyle ilgilenmez ve kurur gider.
Ne kızgınlık duyar ne de hayranlık. Ne sevinmesini bilir ne de üzülmesini. Gülmeyi de ağlamayı da unutmuştur. Böyle bir insanın içi kaskatı kesilmiştir. Artık hiçbir şeyi ve hiç kimseyi sevemez.
Ne oluyor biliyor musun? Bazen önüme upuzun bir cadde çıkıyor. Öyle uzun ki insan bunun sonu gelmez sanıyor.
O zaman acele etmeye başlıyorsun. Gittikçe daha çok acele ediyor insan . Her önüne baktığında yolun hiç kısalmamış olduğunu fark ediyorsun. Daha hızlı ve daha gayretli çalışıyorsun;sonunda nefesin kesilip güçsüz kalıyorsun. Ve cadde hala upuzun bir şekilde seni bekliyor.
İnsan caddenin tamamına bakıp hemen karar vermemeli. Her zaman adım adım ilerlemeli. Sürekli bir adım sonrasını düşünmeli,bir adım, sonra derin bir nefes,sonra bir süpürge. İşte o zaman hayat daha zevkli olur. Önemli olan işini iyi yapmaktır
Bir de bakarsın ki adım adım bütün yolu bitirmişsin. Nasıl olduğunu anlamafam ve yorulmadan.