Sadık

Sadık
@Sadikckl
41 okur puanı
Ocak 2020 tarihinde katıldı
Hazreti Hâce'miz çok zaman buyururlardı: Veliyi tanımakta evvel üç nişan vardır: Yüzünü gördüğünde kalbin ona meyleder. Biri de meclislerde, sohbet ettiğin zaman, Dinleyenin kalbini kendine doğru çeker. Üçüncüsü evliyâ öyle mubârektir ki, Onun hiçbir uzvundan sâdır olmaz bir keder.
Günümüzde insanlara şifa olacak içerikler üretmek çok ilgi gördüğü için herkes şifacı oldu. Dertli insanlara şifa olmak için de yapılması gereken oldukça basit bir yöntem var: Modern insanın zaaflarını yakalayacaksın. Sonra bu zaafları yaşayan insanların egolarına hava pompalayacaksın. Ego iyice şişip patlayınca da ortalıktan kaybolacaksın! Olay bundan ibaret!
Belh padişahı İbrahim Edhem, evliyalık uğruna tahtını bırakmasıyla meşhurdur. Necib Fâzıl, hocası Abdülhakim Arvasiye "Sultandan veli olur mu?" diye sormuş. "Olmaz" cevabını almış. Bununla beraber Abdülhakîm Arvasî'den "İbrahim Edhem bana gelseydi, ben onu tahtını terk etmeden biiznillah evliya yapardım" sözü de nakledilir. Öyleyse dünya sultanlığı ile âhiret sultanlığı bir arada yürüyebiliyor demektir. Abdülhakîm Efendi, bir hükümdarın mürşitlik makamını ihraz edemeyeceğini, yani mevkisi itibariyle tekke açıp şeyhlik yapamayacağını kastetse gerektir.
Sayfa 175
Nimete Şükür
Nimetin kadri bilinirse artar, bilinmezse elden alınır; üstelik bu kadir bilmezler azaba duçar olur. Sultan Hamid'i beğenmeyip tahttan indirenlerin uğradığı belaları, tarih, yazmaktan âcizdir. Bunu anlayan az sayıda insaf sahibi, pişmanlıktan yanmıştır. Osmanoğullarının kıymetini bilmeyen Ortadoğu halkı, başta Türkler olmak üzere, o zamandan bu zamana keşmekeş içindedir.
Sayfa 134