Hazreti Peygamberden sonra, bir düşünceyi Müslümanlara kabul ettirmenin en kestirme yolu muhtemelen, o görüşün Hazreti Peygambere söylettirilmesi olmuştur.
Neredeyse ondört asır boyunca Islam ve Islami degerlerin muhafızları Kürtlerdir. Islami lekelemediler ve birçok diger millete nispeten münafıklık yapmadılar.
Dr. Fehmi Sinnavi tarafından kaleme alınan eser, günümüz bazı fikirlere zit delillere dayanmaktadır. kitap hakkında konuyla ilgili ne söylenmesi gerektiği yanlış anlaşılmalara sebebiyet vereceğinden bunu sorularla kitabta olan cevaplarını sizlerle paylaşmak istiyorum.
-Basta neden böyle bir çalısmaya girişmiştir?
-Bu calismanin gayesi, Ümmetçi bir anlayışla bu İrkin ne baglantisi olabilir?
-Ümmet nasil bir konumdaki Kürtlerin taleplerini karsilayamiyor?
-Son olarak Ümmetin böyle bir gayesi var mi?
Kitap bizlere bunların cevabini verme ve Kürtler hakkında bir calışma yaparak bazi noktalarda vurgu ve tonlamalarla farklı bir düsünce sunmaktadır. Ilgili olan arkadaslara tavsiye edeceğim bir kitap. Yazarın Mısırlı olması, dışarıdan hakkımızda cikarimlarda bulunmasi farklı bir bakis acısı getirmektedir. Vesselam
Seyyid Kutup idam sehpasına götürülürken bir Ezher müftüsü de Kelime-i şehadet getirmesi için yanında gider.
-Müftü: Ölmeden önce Kelime-i sehadet getir.
-Seyyid Kutup: Sen bu komediyi tamamlayan son figür müsün?
-Sen o dediğin kelime ile ekmek yiyorsun, o kelimeyi söylediğin için Ezher'de sana maas veriyorlar. Bense o kelime için ipe gidiyorum...