Vatan Yahut Silistre
Namık Kemal’in ilk tiyatro eseri olan Vatan Yahut Silistre ilk kez 1873’te Gedikpaşa Tiyatrosu’nda sahnelenmiştir. İlk gösteriden sonra yoğun bir ilgiyle karşılaşmış, padişah Abdülaziz ve beşinci Murat’ın huzurunda da oynanmıştır. Tiyatrolarda haftada en az üç kere sahnelenen bu oyun sonrasında insanların sokaklara çıkıp yürüyüşler yapması ile sonuçlanmış ve yazarın sürgüne gönderilmesine sebep olmuştur.
Aslında adı “Vatan”olsa da Namık Kemal sürgünde iken “Silistre”ismiyle oynanmıştır. Daha sonra adı “Vatan yahut Silistre diye kalmıştır.
Silistre günümüz Bulgaristan sınırlarında, tuna nehri kıyısında yer alan ve Osmanlı döneminde büyük stratejik ehemmiyeti olan bir şehirdir.
Dört perdeden oluşan eserin ilk perdesi Kırım Savaşı’nda Silistre’yi savunmak için cepheye giden İslam Bey’in sevdiği hanımla vedalaşmasıyla başlar. Yarini canından, vatanını yarinden çok seven İslam beyin gidişine dayanamayan ve onsuz yaşayamacağını anlayan Zekiye erkek kılığına girer ve sevdiği adamın peşinden cepheye gider...
Vatanseverlik duygularının ve gerçek sevginin çok güzel ve akıcı bir dille anlatıldığı, vatan sevgisinin her çeşit sevgiden yüce olduğunun vurgulandığı bu eser Türk edebiyatının önemli eserlerinden birisidir.
Okurken tiyatroya gitmeyi ne kadar çok özlediğimi hissettim
Çok sevdim ve okumadıysanız sizlere de tavsiye ederim
“Sanki ömrümde gördüğüm, İşittiğini, okuduğum, düşündüğüm ne kadar güzel şey varsa hepsi bir yere toplanmış da bir insan çehresi olmuş, karşıma gelmişti.“
“Birkaç gün evvel yüzüm gülüyordu, sanki her şeyde benimle beraber gülüyordu; bugün gönlümü ağlıyor, sanki her şey de gönlümle beraber ağlıyor!”
“Yarabbi! Yarabbi! İnsanın yüzü gibi gönlünü de meydanda yarataydın ne olurdu?“
“Uyusam rüyamda sen, uyansam hayalimde sen! İnsan
Vatan Yahut SilistreNamık Kemal · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202427,5bin okunma