Zamanla hayat aynı yönde akmıyor , aksine birbirlerinin üstünden geçiyorlar. Zamanı durdurmanın bir yolu yok, ne zaman buna yeltensem şimdinin duvarlarına çarpıyorum.
Susuz kaldığında önündeki suyun kirli olduğunu bile bile ona uzanmak istersin ya; işte o yazma isteği sadece bu susuzluktan, yani o güzel ilişki ihtiyacından kaynaklanıyor. Ama sen o suyun seni iyileştirmeyeceğini, aksine daha çok hasta edeceğini biliyorsun.
İnsanın kendi olabilmesi hem masraflı, hem meşakkatli bir işti ve böyle yaşayanlar her zaman bir bedel ödüyordu. Halbuki başkasını taklit ederek dolaşanlar, herhangi bir engele karşılaşmadan, mutsuz olduklarının farkında bile olmadan yaşayıp gidiyorlardı.