İnsan yaşamının karşıtlıklar, çelişkiler, gerilimler ve aksaklıklardan oluşan bir kargaşa olduğuydu. Bu sorudan çıkan şudur: Sürekli ve anlamsız görünen bir akış içindeki bir dünyada yaşamamız ne kadar mümkündür? Sanki bu sorun bizi konu-dan uzaklaştırıp bizde antik bir kaygı uyandırır. Silenus haklı mıydı? Gerçekten: "Bizim için en iyisi ulaşılmaz: hiç doğmamış olmak, hiç olmamak, hiç olmak... ikinci en iyi seçenekse en kısa zamanda ölmek" midir?