Ş

Ş
Papatya kokulu hayaller
Kuşkusuz, yarın için hazırlık yapmak akıllı yaratığa (insana) özgü bir harekettir. Hiçbir hayvan yarın için hazırlık yapmaz. Belki hemen arılar ve karıncalar hatırlanarak onlar da yarına hazırlanmıyor mu, diye sorulabilir. Arılar ve karıncalar, yarından duydukları kaygılarla bal yapmıyor veya zahire toplamıyorlar. Yani böyle bir "bilinçle" öyle davranmıyorlar. İnsan nefes alırken ne kadar bunun bilincindeyse, arılarla karıncalar da zahire toplarken yaptıkları işin o kadar bilincindedir.
Afrika'da ,Hindistan 'da , Güneydoğu Asya 'da,Güney Amerika'da, açlıktan kemikleri çıkmış bebelerin resmini cektirmek için yarışa giren ve bu yarışta binlerce lirayı bir kalemde sarfedebilen gazete ve dergilerin bulunduğu bir dünyada, en aç insanın fotoğrafını çeken foto muhabiri altın madalya ile taltif edilirken, fotoğrafı çekilen aç bebenin sırtından para kazanabilen becerikli gazeteciler tebriklere boğulurken, aç insanların kendi halleriyle baş başa bırakılmasında bir bozukluk olsa gerek. Yoksul çocukları esirgeyip korumak adına düzenlenen balolarda, göbekleri yeterince şişmiş adamların sabahlara kadar vur patlasın çal oynasın vakit geçirirlerken, bu çocukların okuma kitaplarını nasıl satın alabileceğinin hesabının yapıldığı bir dünyada bir bozukluk var demektir.
Kısaca söylersek, bugün problem alanı olarak önümüze getirilen konuların tümüne düzmece problemler diye bakılmalıdır. İnsanlar her neyi put olarak görmüşlerse o putlar karşılarına problem olarak çıkmaktadır. Bu açıdan bakıldığında, günümüz dünyasında asıl problemin, problem diye uğraşılan konular olmadığını, fakat asıl problemin kafa yapısından doğduğunu söylemek gerekecektir.
Yanılgıya düşme, -“Ne konuda yanılıyor olabilirim ki?’’ -“Adalet konusunda yanılıyorsun."
-“Ama ben suçlu değilim! Hata yapıldı. Hem bir insan nasıl suçlu olabilir ki? Hepimiz insanız, birbirimize benziyoruz.’’ -“Doğru, ama suçluların hepsi böyle söyler."