Popüler kültürdeki algılanışının aksine, önyargılı olmak temel olarak iyidir. Bir konuda henüz dayanaksız da olsa kendinize ait bir inancınızın olduğunu gösterir. Bu da haklı çıkarım yapmayı mümkün kılacağı için rahatlıkla şunu söyleyebiliriz: Herhangi bir konuda önyargılı olmadan bilgi sahibi olmak sözkonusu değildir. Önyargılar haklı çıkarıma direndiğinde, yani haksız çıktığında veya yeterince haklı çıkmadığında olduğu gibi korunmaya devam ederse bağnazlık (sanrı) doğar. Bu da bilişsel değil, psikolojik bir durumdur. Kısacası önyargılar, önyargı olduklarını bildiğimiz sürece, öğrenme süreci için zararlı değil gereklidir. Bu yargıları değiştirme, yani haklı çıkmayan yargıdan vazgeçme cesaretini göstermeli, yeterince haklı çıkarıma dayanmayan yargıyı ısrarla savunma hatasından kaçınmalıyız.
Baskısı bitmiş, neredeyse unutulmuş bir kitap arıyorum. Hakan Albayrak/ Ebu Zer. İkinci el kitap sayfalarına baktım, kitap 8 ₺ kargo 100₺ İstanbul'da olsam gidip yerinden alıcam. Ah İstanbul...