Bir nokta idim kıldı benî kaamet-i Tûbâ
Giydirdi eliften beni tâ yâ’ye o Mevlâ
Âyanda iken gizlice bir gevher-i yektâ
Rabbim beni kıldı ulu bir Kâ’be-i Ulyâ
İdrâk-i me’ânî ile rûh ufkunu geçtim
Ol sikke-i kevneynin özü cevheri bendim
Cismim görerek sen beni gördün mü sanırsın
Gölgem bu benim yoksa sen aslım mı sanırsın
Eylerse eğer kendin ayân sen yok olursun
Bu perde-i sûretle beni ben mi sanırsın
Yârab seni hiç bilmeye kaadir mi olur ben
Bilse bilir ancak seni sen, bensiz olan ben
Ben kendimi kaybettiğim anda seni buldum
Devr eylediğim âlemleri yok vâr olarak ben
Yâ Rab şükr etmeğe insanda ne vardır?
Eltâfına, ihsânına itaat mı, ne vardır?
Kulluk mu sanırsın a sefil gaflet-ü cürmü
Yokla hele gör kendini kim sende ne vardır
Yâ Rab Senin eltâfını ta’dâda mecal yok
İfâ-yı şükür eyleyecek kimsede kaal yok