Şahin Çobanoğlu

Şahin Çobanoğlu
@Sahincobanoglu
Yaşamak zor Ephelna. Kendimizi ayıklamak ve ayık olmak için doğduğumuzu düşündüğümüz dünyada bu düşüncemizin yerini git gide yorulmak, ağlamak, uyuşmak, uyumak, sarılamamak ve omuz bulamamak oluyor. Söyler misin Ephelna, biz kuyusunda değil miyiz dünyanın? Bu hayat gömleğini bunun için giymedik mi?
Reklam
Çığlığını hangi denizlere batırırsan batır, hangi insan düzlüğünü yürürsen yürü, hangi kıyıları ziyaret edersen et, neyi arzularsan arzula, hangi kalpte yaşarsan yaşa, bilmem kaçıncı kez ölürsen ve kaçıncı kez doğarsan doğ; senin insanbahar mevsimindeki koparılan çiçeği dikme deliliğini kimseler anlamayacak.
Hayatla mücadelesi devam ederken insanın, ve sızlarken en derinden içi, beklediği tek şey gönlündekilerinin onu anlaması oluyor. Ne diyordu Oğuz Atay; “Beni hemen anlamalısın, çünkü ben kitap değilim, çünkü ben öldükten sonra kimse beni okuyamaz, yaşarken anlaşılmaya mecburum.." Herkesin kalacaklı değil de alacaklı gibi davrandığı şu kısa ömür içinde bir anda gönül hanemizi değiştiren insanlar çıkar karşımıza ya râb..
Bir kadına 'sana çiçek veriyorum diyemezsiniz.' çünkü getirdiğininiz çiçeğin bir ismi vardır ve çiçek ismi bir türdür, hayvan ismi bir türün ismidir. Bundan dolayı annenize bir akvaryum balığı aldığınızda, 'anne sana bir hayvan getirdim.' demediğiniz gibi, sevdiğiniz kadına da sana bir çiçek getirdim dememelisiniz. 'Sana gül, sana nergis, sana papatya, sana gonca, sana reyhan.' demeli... Bu halde bir papatyaya seni bir kadına götürüyorum diyemezdiniz. Sevdiğinizin ismini ona söylerdiniz.. Diyeceğim; İncelik, kabinizi iyi ifade etmekle başlar.
Edebiyat
Şimdi kim bilir hangi kuyudan geliyor Yusuf'un sesi, Duyupta çıkarmayanın utancından görünür mü ensesi? #şahinçobanoglu