Zincirlerle sıkı sıkıya bağlanan, sürekli itilip kakılan insanlar... Beyhude bir şekilde prangalarından kurtulmaya çalışan bu insanlara vurulan kırbaçlar... Kırbaç seslerine karışan kölelerin çığlıkları...
İnsan hayatı her daim canlı ve aktiftir. Yaşantısının her bir karesi ona farklı bir pencere, her deneyimi farklı bir ufuk açar. Yaşanan olaylar hayatın akışında bir iz, bir etki bırakır. Bazı olaylar ise yalnızca kişinin kendisinin değil ailesinin, çoluk çocuğunun hatta çevresinin dahi hayat akışını değiştirir. Bazı yaşanmışlıklar ise yıllar boyu onları bir gölge gibi takip eder, bazen de hayatlarını kâbusa çevirir.
Ne diye bu kadar düşünmüşüm onları ne diye kendimden bu kadar çok feda etmişim..
Bir hiç uğruna.. bir zerre bile olamamış insanları koca bir evren yapmışım.. onlara vere vere kendimden koca bir HİÇ kaldı bana.. Ama kararlıyım artık, önceliğim kendim ve ruhumun incelikleri..
Kendime ne kadar fazla zaman ayırırsam onları düşünecek zamanım kalmaz.. en iyisi hiç kimseyi düşünmemek.. onlar seni düşündü mü ki sende onları düşünüyorsun Gece..? Adı üstünde insan(cık)lar.. insan dahi olamamışlar..
<Sahipsiz Notlar>