Said Bülbül

Said Bülbül
@Saidblbl
İstatistik
3 Ağustos
58 okur puanı
Mayıs 2019 tarihinde katıldı
Yalnızlık
Yalnızlık başkaları bizi terk ettiğinde değil, biz kendimizi terk ettiğimizde başlar. ~HEİDEGGER
Alıntı
Mutluluğa dair
Hayatımızda sık sık mutlu olmaktan bahsediyoruz,bununla ilgili fazlaca yazılmış yazıları okuyoruz. Ancak bunun mümkün olamayacağını,mutluluğun anlık olduğunu biliyoruz ve de tecrübe ediyoruz.hatta uzmanlar bunun zaten doğru olmayacağını acılarla, sıkıntılarla da yüzleşmemiz gerektiğini ve onlardan da öğrenebiliceğimiz birçok şey olduğunu dolayısıyla bakış açımızı değiştirmemiz gerektiğini sık sık hatırlatıyor. İşte burda yine büyüklerimizin bahsettiği "Bahtiyar" kavramı kendini öne çıkarıyor. Bahtımızla barışık olmak. Kendimizi başkalarıyla kıyaslayarak kendi bahtımızın, güzelliklerimizin, sahip olduğumız imkanların farkında olamıyoruz. Elimizdeki feneri istediğimiz yere odaklayabiliyorken en sonunda yine başkasına odaklayarak 'kıyaslama cehenneminde' takılı kalıyoruz maalesef. Ve gittikçe de ışığı odakladığımız yerden başka şeyler olmayabiliceğine inanmaya başlıyoruz. Etrafımızdan geçip giden fırsatları bırakın izlemeyi göremiyoruz bile. Bakış açımızı değiştirmemiz gerekiyor. Bakış açımızda sadece istemekle değişmiyor tabi, yaptığımız her davranışımızı ve eylemlerimizi izleyerek bizi sonunda nereye götürebiliceğini fark edip ona göre önlem almalı ve kendimize çekidüzen vermeliyiz.
Yalnızlık Duygusu
Ünlü eseri Varlık ve Zaman'da Heidegger yabancılaşmanın görünmez bir biçimini tanıtır. Ona göre biz otantik bireyler olarak değil, "Das Man"ın, yani kelimenin tam anlamıyla "Onlar'ın, anonim üyeleri olarak yaşarız. Günlük hayatta, en derin benliğimizin içinden geldiği gibi değil, "onların" yaptığı gibi düşünür, konuşur ve hareket ederiz. Onlar neyin başarı olduğuna inanırsa biz de ona inanırız. Onlar mutluluğu nasıl tanımlarsa biz de öyle tanımlarız. Neyi satın alacağımıza onlar karar verir. Yani modern toplum sadece bizi örf ve diğer insanlardan koparmakla kalmaz, aslında kendi benliğimizden de koparır. Kalabalığın bize doğrudan baskı yapmasına gerek yoktur. O zaten içimizde yaşar, arzularımızı, fikirlerimizi ve öz imajımızı şekillendirir. Heidegger buna "özgünsüzlüğe düşmek" der. Bu herkesin aynı şekilde davrandığı ve dolayısıyla kimsenin gerçekten kendisi olmadığı bir dünyada yaşamaktır. Ona göre bu kalabalık yalnızlığın varoluşsal kökenidir. Etrafımız kendilerininkini de kaybetmiş insanlarla çevriliyken bireyselliğimizi kaybederiz. Ait olma umuduyla başkalarını taklit ederiz, ancak bu taklit yabancılaşmamızı derinleştirir. (ENİS DOKO)
Alıntı
"Bize mutluluk arayışı değil arayışın mutluluğu lazımdır."
Herkes kendi içine bakmalı
"Kendi ayıbıyla yüzleşmeyen elinde fenerle senin gölgende kusur arar."