Muhammed Ali Ulupınar

Puan vermedi·143 syf.·
6 günde okudu
·
Okunma: 19 Aralık 2025 00:21
·
2025 51. kitabı
Sezai Karakoç
9.1/10 · 11bin okunma
Reklam
Sezai Karakoç harbiden kelimeleri oynatıyor
"Olgun yaş" önemliydi Roma için. Hakikatı ancak onlar bilebilirdi! Hatta Çiçero, "İhtiyarlık" için övgü düzmüştür. Öyleyse, bu kendine güven heykeli haline gelmiş benliği kırmak için, O, çocukken, "konuşacaktı". "Çocuk" söyleyecekti gerçeği. Hem de "baba"sız gelen “çocuk".
Babasız doğumdu bu, "baba" (pater)yı putlaştıran Roma'ya karşı. İlâhî komedya değildi bu, ilâhî ironiydi, ilâhî irâde olarak.
Zekeriya ortasından biçilmiş, Yahya Peygamber'in kafası kesilmişti. Ne çıkar! Ayaklar, yere sağlam basıyordu. Ve yürüyüş sürüyordu. Yere damlayan kanlardan bin gövde, bin baş dirilerek. Ve bir İsa dirilerek.
Hayat, soyun, ismin, ünün abartıldığı noktadan itibaren ölüyordu. Çünkü: isimce önemsiz, ünce hiç olanlar, eziliyordu öbürlerinin karşısında. Öyleyse, gelen peygamber, ilkin babasız gelerek, daha doğumuyla, bu isim ve ün tapıcılığına karşı olacaktı.
Reklam