Muhammed Ali Ulupınar

Artık bugünkü ilim ve teknik yollan bu gibi urasalara, hurâfelere, vehimlere ün ve önem veremezdi. Türk ulusunu benliğine kavuşturan Kamalizm’i, ulusun egemenliğine göre kanunların kaynağı olarak binlerce yıl önce başka soylar için ve başka yollarda konulmuş kaidelere bağlı tutamazdı. Uçakların bile mesafelerde az geldiği bir asırda hâlâ deve ayağını mesafe ölçüsü sayan kanunlar Türk'e yakışamazdı. Bu sebeple ilim ve teknik esaslarına bağlı ve asrın ihtiyaçlarına uygun kanunları almak mecburiyetinde idi ve öyle de yaptı.
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Amentusu da var
Ortaya yeni bir din çıkmış olur da onun bir kitabı olmaz mı? Elbette olacaktır. Onu da Şeref Aykut şöyle ifade etmektedir: “İşte bu tarihtir ki, bugün kutsal bir kitap gibi önümüze açılarak, yüce partimizin korucusu Atatürk’ün parti prensiplerini kavrayan şimdi çözelemeğe çalıştığım mushafını yapıyor. ”
Moiz Kohen, “Türkçe düşün, Türkçe konuş, Türkçe dua et” ilh... gibi emirler ihtiva eden “On Emir” adıyla bir metin yayınladı. Bazılarınca “Musa’nın On Emri” diye alaya alınmasına rağmen, bu O'nun görülerini açık olarak belirtmesi itibariyle ehemmiyetlidir. O'nun teşviki ile 1935 yılında İstanbul'da “Lâik Hıristiyan Türkler Cemiyeti” kuruldu.
Moiz kohen(munis tekinalp)
1928'de Nissim Matsliah ve Dr. Samuel Abrevaya adlı iki Yahudi arkadaşı ve aralarında Yunus Nâdi'nin de bulunduğu birkaç kişi ile birlikte Türk Dili'ni ilerletmek amacıyla “Milli Hars Birliği” adlı bir dernek kurdu. 1934'te aynı maksatla Yahudi Hanri Soriano ve Marsei Franko ile birlikte Türk Kültür Cemiyeti’ni kurdu.
Dinin bu son tekâmül şekli çok mühim ve yeni bir hâdise ile tamam olur: Lâiklik” Necmeddin Sadak ve emsali, bağlandıkları felsefî görüş icabı olarak dinin beşerî tekâmülün son merhalesinde ortadan kalkacağına inandıkları hâlde acaba niçin İslâm’ın millîleşmesini arzu etmekte ve bu yolda dine müdahaleye kalkmaktadırlar? Doğrusu bunu anlamak zordur. Galiba İslam’dan kurtulmak için menhus bir acelenin zebunudurlar.