Muhammed Ali Ulupınar

Evet! O Zât (A.S.M.) vazifesi itibariyle, hakkın bürhanı, hakikatın ziyası, hidayetin güneşi, saadetin vesilesidir. Şahsiyet ve hüviyet cihetiyle, muhabbet-i Rahmaniyenin misali, rahmet-i Rabbaniyenin timsali, hakikat-i insaniyenin şerefi, şecere-i hilkatin en kıymetdar ve kıymetli bahadar bir semeresidir. Tebliğ ettiği dini de hârika bir sür'atle şark ve garbı ihata etmiş, nev'-i beşerin beşte biri kabul etmiştir. Acaba böyle bir zâtın davalarında, nefis ve şeytanın münakaşa ve itirazlarına bir imkân var mıdır? Mesnevi-i Nuriye (RNK) - 24
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
"Eğer bu zât (A.S.M.) olmasa idi kâinat da olmazdı." mealinde, لَوْلَاكَ لَوْلَاكَ لَمَا خَلَقْتُ الْاَفْلَاكَ
Neron'un şairliği zâlim olmasını önleyememiş. Roma'yı yaktığında: "Ne güzel yanıyor!" diye haykırtmış onu estetik zevki!
Türkiye'de modalaşan marksizm akımı, kapitalizm taklitçiliğinin meyvesidir. Zakkûm ağacından hurma beklenmez.
Devlet yeniden kurulurken, dış çizgiler ön planda tutulmuş, iç ruhu ihmal edilmiştir. "Var olmak" asıl mesele olmuştur, "nasıl varolmak değil". Halbuki: gerçek varoluş, nasıl varolunmasını bilmekle mümkündür.