Yusuf özer

Yusuf özer
@Sairyusufi
İstanbul
27 Ekim
2 okur puanı
Temmuz 2016 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap

Yusuf özer

, bir kitabı okumaya başladı
Charlotte Brontë
8.9/10 · 42,2bin okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Giyindigimizde siyah kravat takmış olduğumu görünce pek şaştı yasmı tutuyorsun diye sordu ona annemin öldüğünü söyledim ne zaman öldüğünü sordu dün diye cevap verdim hafifçe irkildi ama birşey soylemedi ona kabahatin bende olmadığını söyleyecek oldum ama süzü daha once patronada söylediğimi düşünerek vazgeçtim zaten hiçbir anlamı yoktur bunun insan nede olsa daima biraz kabahatlidir... Yabancı Albert camus
1957’de Nobel Edebiyat Ödülü’nü  önemli edebi üretimi ve açık görüşlü içtenliği ile zamanın insan bilincini aydınlatmasıdan dolayı kazanmış olan Albert Camus, 20. yüzyılın en önemli ve en etkileyici yazarlarından birisi olmuştur. Fransız-Cezayir’li, yazar, gazeteci ve filozof olan Camus’nun fikirleri Absürdizm akımının öncülerinden biri olmasını sağlamıştır. Hayatı boyunca kendisini bir varoluşçu yazar olarak görmemiştir ne kadar Sartre tarafından varoluşçu değerlendirildiği halde.  Babasını I.Dünya Savaşı’nda kaybeden Camus, Cezayir Üniversitesi’nde eğitim görmüştür. Üniversitenin futbol takımında kaleciliği yakalandığı veremden dolayı bırakmak zorunda kalmıştır. II. Dünya Savaşı sırasında Fransız direniş “Combat”’ya katılmıştır ve aynı ismi kullanan gazetede çalışmaya başlamıştır. Anti-nazi yazıları yazan bu gazetenin 1943’te editörü olmuştur. 1949 vereminin tekrarlaması yüzünden iki yıl inzivaya çekilmiş ve ardından “Başkaldıran İnsan"ı yayımlamıştır. Felsefeye olan ilk katkısı absürd fikridir. Bu fikri “Sisifos Söyleni”’de açıklamış, “Yabancı” ve “Veba” gibi eserlerinde işlemiştir.  Camus okuyucusuna mutluluk ve üzüntü, hayat ve ölüm, ışık ve karanlık gibi düalizm öğelerini sunmuştur. Camus felsefesini en iyi anlatan sözlerinden biri: “hayat hiç bir şey değildir, itina ile yaşayınız.”. Hayatın bir anlam aramaya çalışmayacak kadar kısa olduğunu, nihayetinde bir anlamı olmadığı, anlamı olsa bile olmasının hiç bir şey değiştirmeyeceğidir. Bu yüzden insanın yapabileceği en iyi şey hayatını yaşamak olduğunu anlatmaya çalışmıştır. Nobel Ödülü’nü aldıktan üç yıl sonra trafik kazasında ölmüştür. “Mutlu Ölüm” ve “İlk Adam” adlı eserleri ölümünden sonra basılmıştır.
Eğitim
Ayrıca sizden çekinecek değilim siz yalan söylüyorsunuz diye bendemi size uymalı saklambaç oynamaliyim ben gerçekleri söylemekten hiç korkmam Stefan zweig Sabırsız yürek
Avusturyalı yazar, oyun yazarı, gazeteci ve biyografi yazarı olan Stefan Zweig, 1920 ve 1930’lu yılların en ünlü yazarlarından biridir. Viyana’da doğmuştur, babası varlıklı bir sanayicidir. Viyana Üniversitesi’nde filozofi eğitimi görmüştür. I. Dünya Savaşı'nda (1914-1917) gönüllü olarak Viyana’da savaş karargâhında "Savaş Arşivi"nde memur olarak çalışmıştır. Savaştan sonra Avusturya’ya dönerek Salzburg’a yerleşmiştir. Salzburg’da geçirdiği yıllar Zweig'ı edebiyatta doruğa tırmandırmış, en güzel eserlerini, kente ve Salzach’a yukardan bakan iki katlı, ağaçlar arasına gizlenmiş villada yazmıştır. Almanya’da Hitler’in yükselmesi ile 1933’te Yahudi kökenli Zweig'ın eserleri yakılmaya başlamış ve 1934'te Gestapo’nun villasını basıp, silah araması üzerine Zweig ülkesini terk etmek zorunda kalmış ve Londra’ya yerleşmiştir. Ancak, kendini burada da rahat hissedememiş ve ikini eşi ile Atlantik Okyanusu’nu geçmiş, New York'a, Arjantin’e, Paraguay’a ve Brezilya'ya gitmişlerdir. Zweig konferanslar için gittiği Brezilya'ya yerleşmeye karar vermiştir. Orada ünlü "Satranç” öyküsünü kaleme almıştır. Stefan Zweig, 1941'de “Montaigne” üzerine çalışmaya başlamış ve "Dünün Dünyası - Avrupa Anıları" adlı otobiyografisini kaleme almıştır. Hitler’in otoriterliği ve Nazizm’in gittikçe güç kazanması Zweig’ı derinden etkilemiş, gittikçe hergün kendini daha da depresif hissetmiştir. Kaybolmakta olan Avrupa ve kültürüne dayanamayan Zweig, eşi ile Petropolis’deki evlerinde kendilerini zehirleyerek intihar etmişlerdir.   Üretken bir yazar olan Zweig, birçok konuda denemeler yapmış, lirik şiirler yazmıştır. Trajedi ve dram türünde sahne eserleri denemiştir, özellikle biyografi alanında önemli eserler ortaya koymuştur. Çok yakın arkadaşı olan Fransız yazar Romain Rolland ile Avrupa’nın ve Avrupa
Eğitim