Sait savaş

Hiçbir şey isteme, arzulama, böylece kal, düş görür gibi belirsize doğru bırak kendini, yabancı bir selle sürüklen, birbirinize dokunamadan ama yine de birbirinizi hissederek, birbirinizi arzulayarak ama ulaşamadan, yazgıya doğru sallanarak ama sonra dönüp kendi kaderine boyun eğerek. Böylece kal yalnızca, bu bitmeyen alacakaranlıkta, saatlerce, sonsuza kadar, düşlerle sarıp sarmalanarak.
Reklam
Ama aşk, bir cenin gibi bedenin karanlıklarında acıyla dönüp durmaktan kurtulduğu, nefes ve dudak aracılığıyla kendini zikir ve itiraf edebildiği zaman gerçek aşktı. Bu duygu çok ısrarcı olursa, bir an gelir ilmek ilmek dokunmuş tırtıl yuvasını deler, yükseklerden en derinlere doğru yuvarlanır ve ürkmüs yüreğe var gücüyle çarpardı.
Soğuktan titreyen kadın evdeki bütün ışıkları açtı. Kalabileceği bir oda arıyor, fakat içindeki dürtüler onu sürekli itiyor, o da sanki huzur bulacakmış gibi bir odadan başka bir odaya kaçyordu. Fakat burada yıllardan beri egemenliğini sürdüren ve yerinden gönderilmek istemeyen sessizliğin görünmez duvarına tosluyordu her defasında. Mumlar bile bunu hisseder gibiydi; sessiz sessiz tıslıyor, sıcak damlalarını gözyaşı misali aşağıya akıtıyordu.
Sayfa 21·Kitabı okudu
Alıntı
Aksine sevindim bu sefer yalnız olmadığıma. On günden beri tek bir kelime bile konuşmadım, aslında yıllardan beri... Çok zor oluyor insanın her şeyi içine atması ve içinde debelenmesi... Kamarada oturamıyorum daha fazla, bu... bu tabutun içinde... daha fazla dayanamıyorum... İnsanlara da katlanamıyorum tüm gün gülüp durdukları için... Şu anda onları duymuyorum... Kamaramdan bile duyuluyor sesleri ve ben kulaklarımı kapatıyorum... Tabii ki nereden bilecekler bunu...
Alıntı
Kapı kapanmıştı... ama ben kımıldamadan olduğum yerde duruyordum... Verdiği emir beni hipnotize etmişti o an... Merdivenleri indiğini ve kapıyı kapattığını duyuyordum... Benliğim peşinden gitmemi emrediyordu... ne bileyim onu çağırmayı ya da ona vurmayı ya da onu boğmayı istiyordum... Peşinden gitmeliydim ama yapamadım. Sanki elektrik çarpmış ve kötürüm kalmış gibiydim... Bakışlarının o buyurgan çarpışı, beni baştan aşağı etkilemişti. Biliyorum, bunu anlatması... açıklaması kolay değil... Kulağa komik geliyor ama orada kalakaldım... dakikalarca... Belki beş belki on dakikaya ihtiyaç duyuyordum ayaklarımı yerden kazıyabilmek için...
Alıntı
Reklam