Eğitimin özü, belki de, beyinlere bilgi yığmak değil, bireyin kendi benzersizliğini anlamasına yardımcı olup bunu nasıl geliştireceğini öğretmek ve sonra başkalarıyla nasıl paylaşacağını göstermektir.
Gerçeğin, içine kapatıldığımız bir kutu olduğunu varsayarız. Ama inanın bana, yanlış bu. Arasıra kapıyı açıp dışarıya bakın ve dışarıda ne çok şey olduğunu görün.
Sevgi, birdenbire, kendiliğinden oluşan bir şey değildir. Peki ama, sevmeyi bize kim öğretiyor? Öğretenlerden birisi, içinde yaşadığımız toplumdur ve toplum kesinlikle değişkendir. Ana ve babalarımız da bize sevmeyi öğretmişlerdir. Onlar bizim ilk öğretmenlerimizdir, ama her zaman en iyi öğretmenlerimiz değildirler.