Sefiller kitabı, insanlık tarihi boyunca yazılan romanların bir adım önünde olan Victor Hugo'nun uzun yıllarda tamamladığı bir başyapıtıdır. Bir sefalet destanı, bir fedakârlık ve çürümüşlük hikayesi olan Sefiller, dünyadaki yazılmış diğer eserlerden çok farklı bir yere sahiptir. İnsanlık tarihi boyunca yazılmış tüm romanlar bir yana Sefiller bir yanadır. Bir roman ne kadar sarsıcı, ne kadar iyi, ne kadar öğretici ve ne kadar acımasız olabilirse ancak o kadar üstün özelliklere sahip olabilir.
Sefiller romanı, yoksulluğa karşı bir protestonun, dini inançların, bir aşkın ve ahlâki seçimlerin hikayesidir. İnsani adalet sisteminin, insanlık onurunu ayaklar altına alışının sert ve güçlü bir eleştirisidir. Şunu söylemeliyiz, hiç kimse dünyaya iyi veya kötü damgasıyla gelmemiştir. Bireyi iyi veya kötü yapan şey toplum ta kendisi ve dayatmalarıdır. Suçlular ceza sisteminin tekil bir ürünü, eseridir. Asıl suçun yükü ise topluma ait değil midir sanki. Roman içerisinde adalet ve adaletsizlik en önemli temaları oluşturmaktadır. Eserde sevgi ve şefkatin bir insanın başka bir insana verebileceği en önemli armağan olduğunu ve bu davranışların her bireyin her daim hedefi olmasını gerektiğini o kadar güzel anlatmıştır ki Victor Hugo. Merhamet ve vicdan gibi değerler o kadar güzel işlenmiştir ki eserde, sevgiye yaptığı vurgu da azımsanmayacak boyuttadır. Romanda, bir insanın ancak başkalarını sevmeyi öğrendiğinde kendisini geliştirmeyi öğrenebileceği ve insanların sevgisine de ancak böyle layık olabileceği o kadar güzel anlatılmıştır ki. Sevgi ve fedakârlık ancak bu kadar etkileyici hikayelerle insana hissettirilerek, aktarılabileceğini bu eserde Victor Hugo bizlere göstermiştir. İyiler, kötüler ve fedakârlar çok güzel işlenmiştir.
Sefiller, ahlâki olarak iyi ile kötü arasında kalan