Saliha Aydın

… benim kalbim renkli panayırlar kurulan bir çingen mahallesidir sokaklarında yalın ayak çocuklar gezer aldanırsın rengine eğlencesine benim kalbim acı doludur baharda eğlenir insanlar güz geldiğinde sadece acı kalır …
1000Kitap
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Sarmaşık
önce öldürdüm seni sonra tekrardan doğurdum satır satır karaladım yeni baştan yazdım varlığın yasaklı, zehirli doğman lazım yeni baştan ben de öyle yaptım yok ettim zehrini yeniden var ettim seni ama olmayınca olmuyor besbelli tutmuyor mayan yok etmek gerek seni dünyadan tekrar doğurmadan
Şiir
Haziran Ayı Hikaye Etkinliği
Tenebrous Alarmın tiz sesiyle uyandı birden genç kadın. Asla kapatmadığı perdesinden lacivert gökyüzüne baktı. Ruhunun daralması için boğucu hava yeterliyken bir de iş arayacağı geldi aklına. Kardeşini uyandırmak için yataktan hışımla kalktı biraz daha oyalanırsa kesin geç kalırlardı. El yordamıyla ışığı yaktı karanlıktan nefret ediyordu sahi en son ne zaman gün ışığını görmüştü hatırlayamadı. En çok da kardeşinin güneşin doğuşunu ve batışını hiç görmemiş olmasına üzülüyordu. Kardeşini öperek uyandırdı küçük çocuk uyanır uyanmaz cama koştu. Hala güneşin doğacağına yağmurdan sonra çıkan o rengarenk şeyi göreceğine inanıyordu. Hayalkırıklığı ile ablasına döndü küçük çocuk bugünde doğmamış abla artık nereye gitmişse gelmeli güneş dedi. Tenebrous şehrine güneş gelmeyeli uzun yıllar olmuştu kardeşinin kabul etmesi gereken gerçek buydu ancak bir türlü kabul etmiyordu. Şehirde sadece çocuklar güneşin geri geleceğine inanırdı büyüdükçe onlarda inanmayı bırakırlardı. Sanki biri onların hikayesini siyah beyaz izlemekten keyif alıyor gibiydi.Genç kadın güneşin doğmadığı karanlığın başladığı ilk günü hatırlamaya çalıştı ancak tek hatırladığı karanlığın bir anda gelmediğiydi. Önce annesi ve babası etrafı puslu gördüklerinden bahsetmişlerdi yaşlandıklarından dem vurup göz doktoruna gitmişlerdi ama hiçbir sorun yoktu daha sonra Tenebrous şehrinde yetişkinlerin hepsi göz doktoruna eskisi kadar parlak görmediği şikayetiyle gider olmuştu sadece çocuklar aydınlığın keyfini sürüyordu. Zamanla çocuklardan da şikayetler duyulmaya başlandı devlet yetkilileri önce durumu araştırmaya koyuldular daha sonra korkup kaçtılar çünkü onlarda anne babaları gibi yetişkindi. Aradan geçen yıllardan sonra artık kimse aydınlık bir güne uyanmamıştı uyanacaklarına dair umudu da yoktu zaten. Artık
1000Kitap
ŞUBAT AYI HİKAYE ETKİNLİĞİ(01-28 Şubat 2021) UNUTMA ÜZERİNE BAŞARISIZ BİR GİRİŞİM Bugün her şey nasıl başladıysa öyle bitecekti. Her şey bir anda başlamıştı öyleyse bir anda bitmesi gerekiyordu.Bir anda biteceğini düşündükçe daha da bir keyiflendi bir keyif sigarası yaktı. Saatini kontrol etti daha randevuya iki saat vardı. İsviçreli bilim insanlarına güveni sonsuzdu ki onlar atomu parçalamışlardı unutmayı sağlayan ilacı mı üretemeyeceklerdi. Eternal Sunshine of the Spotless Mind filmi geldi aklına birden. Ne kadar benzerdi Joel’le yaşadıkları. Filmi de beraber izlemişlerdi oysa ki şimdi bilse sırf onu unutmak için ilaç uygulamasında gönüllü olduğunu kahkahalarla gülerdi kesin adam kadına. Bu düşünce aklına gelince tüm keyfi kaçtı. Üç yıl boyunca harcadığı çaba yetmemiş gibi unutmak için de çaba harcayan yine o olmuştu. Kliniğin önüne geldiğinde kendine onu son kez hatırlamak için zaman tanıdı. Gözlerinden bir kaç damla yaş aktı hızlıca silip kapıdan içeri girdi. Doktor prosedürleri, ilacın kullanım şartlarını ve yan etkilerini anlattı ama kadının tek umursadığı bir an önce unutmaya başlamaktı. İlacı kullanmaya başladı ama ilaç bir türlü tesir etmiyordu. Hatta son üç yılı daha net hatırlar olmuştu. Terk edilişi her gün bir tiyatro sahnesi gibi baştan sergileniyordu. Kadın artık bu durumdan anlamsız bir zevk almaya başlamıştı. Her gün adamın sesini duyuyor, gözlerini tekrar görüyordu. Ama artık gördükleri yetmemeye başlamıştı kadına o da önce ilacın dozunu azar azar attırdı ama bununla yetinemedi. Hep daha fazlasını ister olmuştu. Akşam üzeri avucunu ilaç şişesindeki parlak haplarla doldurdu. Bilinci yavaş yavaş kaybolurken aklında sadece o vardı ve kadın onu çok net hatırlıyordu.
1000Kitap