Salman Ferzelıyev

Beyin en büyük servet, bu serveti en iyi şekilde kullanmak ise bize ait. Beynimizin böyle bir kapasitesi varken siz onu başkasının emrine vermemelisiniz, mesela televizyonun! Kültürlü anne babaların çocukları da kültürlü olur. Elinde kumanda bütün gün o kanal senin, bu kanal benim televizyon izleyen bir ailenin çocuğu da elbette ders çalışmak yerine televizyon izleyecektir. Beyinde dalgalar vardır: Alfa, beta, gama, teta. Çocuk televizyon izlerken alfa dalgası etkinleşir, tüm diğer kapılar kapanır. Konuşurken beta, uykuda teta, derin uykuda ise delta aktivitesi etkindir. Çocuklar, televizyon izlerken subli-minal etkiler karşısında kalıyor, kafaları çalışmıyor. Alfada beyin çalışmaz!
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Bizim eğitim sistemimizde ne yazık ki hiyerarşik bir yapı söz konusu. İlkokuldan başlayıp profesör oluncaya kadar itiraz ettiğiniz zaman “Sus, sen anlamazsın!” derler. Bu sistem olmamalı. Öğretmenlerin de öğrencilerin de beyni açık olmalı. Beyin, dağın arkasını görmeye hazır olmalıdır. Beyni sınırlandırıyoruz, bunu yapınca da beyne kırmızı çizgi koyunca da bizden ne bilim insanı oluyor ne de sanatkâr! Sorgulayan, soru soran, eleştiren, itiraz eden nesiller yetiştirmediğimiz müddetçe yerimizde saymaya devam edeceğimiz aşikârdır.
Tarihe baktığımız zaman dâhilerin genellikle eğitim sistemleriyle sorunları olmuştur. Eğitim sistemleri, dahiliklerini ortaya koymaktan ziyade çocukları hayatın dışına itmiştir. Buna en büyük iki örnek kuşkusuz: Einstein ve Edison’dur. Onlar sayesinde bugün günümüze gelen teknoloji birikimi olmuştur. Bugün ülkemizde de binlerce çocukta bu potansiyel var ama doğru eğitilme-dikleri için sıkıntılar yaşıyoruz ve bunun bedelini birey olarak, aile olarak hatta ülkece ödüyoruz.
Kur’an çok açık. Allah kimsenin imanına bakmaz. Namaz kılmazsanız bu dünyada cezası yok, oruç tutmazsanız bu dünyada cezası yok; Kur’an’a göre söylüyorum, hacca gitmezseniz yine bu dünyada cezası yok. [ 237 Ama adam öldürürseniz, yalan konuşursanız, hırsızlık yaparsanız, zina yaparsanız; yani toplumsal düzeni bozarsanız elbette cezası var. İncil, Tevrat, Matta, Markos, Yuhanna ve Luka’da da cezası var. Matta Incil’inde: “Oruç tutanlar tuttuklarını tutmayanlara, tutmayanlar da tutmadıklarını oruç tutanlara bildirmesin!” diyor. Kur’an’da da var aynı şekilde. Sonuçta hepsi aynı kaynaktan geliyor. Bugün Tevrat, Tal-mut, İncil, Kur’an olsun... Hepsi aynı kaynaktan geliyor yani Âdem’e gelen din ile Muhammed’e gelen din arasında fark yok. Hepsinde temel günahlar, temel prensipler aynıdır. Biraz önce bahsetmiş olduğum beş şahsi ve toplumsal kurallar, hepsinde aynıdır. Adaletsizlik hangisinde vardır? Kılıçla ülkeler fethedilir ama adaletle yönetilir! Fatih, İstanbul’u fethettiğinde hocası: “Hünkârım, Allah’ın izniyle İstanbul’u fethettik, demiş. Fatih de kılıcını tutmuş ve: “Biz de bu kalemin hakkını unutmayalım” demiş. Adaletin, liyakatin, maslahatın, meşveretin ve emanetin olmadığı yerde bekadan bahsedemezsiniz!
Allah (inanırsınız, inanmazsınız), bütün kitaplarda: Kur’an, Tevrat, Talmut, İncil; Matta, Markos, Yuhanna ve Luka’da hatta bazı semavi olmayan dinlerde: Avesta ve Mecusilik’te de öteki dünya kavramı var, “Neden beyninizi kullanmadınız?” diye soracak! Çünkü ayetlerin çoğu bunun üzerine oturtulmuştur. Şimdi, böyle bakıldığında, bu en mükemmel varlığa ki yüz milyardan fazla nörondan ve trilyonlarca destek hücrelerinden oluşan bu yapıya, sadece nöronların kuyruklarını uç uca bağlasak dünyanın ekvatordan etrafını en az dört kez dolaşacak bir sistemin içerisine, parmaklarınla dokunuyorsun!