A.Kadir, fakir bir aileden çıkmış ve Askeri okula gitmiş genç bir adam. Belki diyor fakir olmasam doktor ya da mühendislik okurdum ama yemek bedava olunca askeri okula gittim.
Ve arkadaşları A.Kadir’in, Ömer, Necati, Orhan, Şadi… hepsi fişek gibi çocuklar 1938 yılının Ankara’sında, hepsi harp okulunda subay çıkacakları günü bekliyor. Hepsi de şiir, roman yani edebiyatı seviyor ve okuyorlar. En çok da Nazım Hikmet Ran okumak gidiyor hoşlarına. Nazım’ın şiirleri bir rehber gibi benimsemişler okuyup üstüne tartışıyorlar. A.Kadir’de şair olma yolunda ilerliyor, Nazım gibi serbest nazımla yazıyor şiirlerini.
Bir gün Ömer gidip görüyor Nazım’ı ve işte ne olduysa bundan sonra oluyor. Bir kumpas kuruluyor bu öğrencilere ve Nazım’a, okuldaki turancı öğrencilerin iftiraları da eklenince her biri hapse atılıyor.
İşte bu kitap 3 bölümden oluşan bir anı kitabı. Önce askeri okulda görüyoruz A.Kadir ve arkadaşlarını, sonra mahkemede Nazım ile birlikte ve sonrasında Ankara askeri cezaevi günlerini okuyoruz. A. Kadir sanki sohbet eder gibi yazmış, sanki o anlatıyor da biz dinliyoruz, sanki soru soruyoruz o da cevaplıyor. Nazım ile ilgili ve yapılan kumpas ile ilgili okudukça kızıyoruz yaşananlara.
Olaydan 28 sene sonra yazmış A. Kadir bu kitabı ben o yazdıktan 58 sene sonra okudum. Okurken heyecanlandım, üzüldüm yeri geri kahroldum. Yeni baskısı olmadığı için eğer bulursanız alın okuyun. Su gibi akacak ama su gibi serinletmeyecek bu kitabı.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Şunu unutma ve aklından hiç çıkarma, derdi bana, her karanlığın sonundan aydınlık gelir. Her sıkıntının sonu feraha çıkar. Bunu böyle bil… Muhakkak böyle bu, muhakkak!… Işık, ışık, hep ışık…