Efsaneler, eski şeylerin araştırılması, ancak şehirlerde boş vakit kaldığı zaman, bazı kimseler yaşamak için gerekli şeylere kavuştuktan sonra baş göstermiştir, önce değil.
Gerek kendileri, gerek çocukları, birçok nesiller boyunca, yaşamak için gerekli olan şeylerden mahrum kaldıklarından, bütün işleri güçleri, bütün konuşmaları da yalnız bu ihtiyaçlardan ibaret kalıyor, kendilerinden önce, geçmiş zamanlarda olup bitenlere ilgi bile duymuyorlardı.
Not; Buradan yola çıkarsak tüm toplumların kronolojik geçmişini kısmen anlaya biliriz.
Onlar (tanrılar), dümeninin başında gemisini idare eden gemici gibi, hayvanların en kolay idare edildiği yerden, yani arkadan, inandırma kuvvetiyle, ruhlarımıza istedikleri gibi hükmettiler. İşte bütün ölümlüleri böylelikle güttüler.
Azizim Kritias, seni dinleyeceklerin ne düşündüklerini de sana haber vereyim. Senden önceki şair onların pek hoşuna gitmişti. Onun yerini tutabilmek için sonsuz bir hoşgörüye ihtiyacın olacak.