Benim gibi insanlar tarafından geride bırakılan fikirler, anıtlar hayattaki en büyük zevkimdir. Kitaplar olmasa uzun zaman önce umutsuzluğa gömülürdüm.
/ Arthur Schopenhauer
Yüzün taştan yontulmuş,
kanın sert topraktan,
denizden geldin.
Her şeyi alıp inceliyorsun
ve atıyorsun kendinden
deniz gibi. Yüreğinde
sessizlik var, tutulmuş
sözcükler. Karanlıksın.
Senin için şafak sessizliktir.
Ve sesleri gibisin
toprağın - kovanın
kuyuya çarpışı,
ateşin ezgisi,
düşüşü bir elmanın;
çaresiz ve iç karartıcı sözler
kapı önlerindeki,
bebeğin bağırışı - hiç
geçmeyen şeyler.
Sen değişmiyorsun. Karanlıksın.
Kapalı mahzensin
zemini çıplak toprak,
bir keresinde çocuğun
yalınayak girdiği
ve hep anımsadığı.
Karanlık odasın
hep anımsanan,
eski avlu gibi
şafağın sükün ettiği.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Bir şey sona ermek üzere. Oturmuş sigaranı tüttürürken, içini kemiren, seni tedirgin eden bir şey olduğunu seziyorsun. Gündelik hayatın dertleri mi seni korkutan?
Hayır.
Seni korkutan içindeki boşluk.
İntiharı düşünen bir insan için en kötü şey kendisini öldürmesi değil, bunu düşünüp yapmamasıdır. İntihar düşüncesine -bir alışkanlık haline gelen intihar düşüncesine- yol açan manevi çöküntü kadar aşağılık bir şey yoktur.
Bu fırtınalı denizin ötesinde nasıl bir dünya var bilmiyorum, ama her okyanusun, uzak da olsa, bir başka kıyısı vardır, ben de o kıyıya ulaşacağıma inanıyorum. Bütün bunlara ikinci bir kez daha katlanmak zorunda olmak hayattan bıktırıyor beni.
...şimdinin geçmişle irtibatını kuramadığı ve onu buradan hareketle açıklayamadığı için kendisini ve içinde bulunduğu zamanı anlamaz, hele geleceği hiç öngöremez. Bir millet ancak tarih sayesinde
tam olarak kendinin idrakine varabilir.