Zamanla, iyi şeylerin, ancak onları fazlasıyla istemekten vazgeçtiğimde olduğunu, gerçekleştiğini farkettim. Bu doğruysa, tersi de doğru demekti: Yani bir şeyi çok fazla istemek, onun olmasını engelleyecekti.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Yazı masasına eğilmiş felsefe ci uyumak için bir yatağın kullanışlı olacağını ama sayvanlı karyolanın fuzuli olduğunu veya serinlemek için içeceği bardaktan içmenin işe yarayacağını ama altın bir kupanın fuzuli olduğunu söylediğinde kendini çok düşünmüş sayar. Kinikler içinse boş ayrımlardır bunlar çünkü bir şeyin zaruri olup olmadığının anlaşılmasını sağlamazlar.
(kinikler bunlar bilgeliği ve ahlakı tersten anlatmaya çalışan söylevler)
Diogenes bir gün bir şölen yerinin yakınlarında dolaşırken kalabalığa sövüp saymaya başlayınca, kalabalıktan biri, bir köpeğe atar gibi, üstünde et olan bir kemik atar önüne. Diogenes kemiği kaptığı gibi hapır hupur kemirir, sonra da masanın üstüne çı kıp eğlence düşkünlerinin üzerine işer: "Sizin gibi yer, sizin gibi işerim beyler." Kinik ahlaksız değildir. O sadece insanların iyi eğitim diye yutturduğu her şeyi, öğretilmiş değerleri, doğadan bahseder ken takındıkları riyakarlığı ifşa etmek için bedeninin en basit biyolojik işlevlerinden yararlanır.