Sokaklarda bağıramayan, öğretmenine karşı çıkamayan, babasından daima zılgıt yiyen daima uzaktan ve sessiz seven delikanlı öfkesini kusamayınca gitti tuvaletin kapısında sağa sola küfretti. Ayıp resimler çizdi. Düşleri elinden alınmasaydı belki oraya kocaman bir okyanus çizecekti. O okyanusun üzerine bir vapur. Sonra ona binip kimbilir nerelere gidecekti...
Sanki bir başkasından söz ediyormuşcasına, eskiden olduğum adamı kastederek '' Onu bağışla! Onu bağışlaman geçmişini iyileştirecek ve yerini bugünün ışığı ile değiştirecek " dedi.