Bir keresinde sabah evden peynir almaya çıktım, bir ay sonra döndüm. Ne mi yaptım? Sevgili Leyla Erbil'le Beyrut'a gittim. Evet Leyla Erbil'le, o muhteşem kadınla." Haydar Bey için Leyla Erbil yaşayan bir efsane, bir güzellikler hülasası, düşler meleği, cesaret ve macera dolu yolculuklar, "hayatın gülümseyen yüzü" anlamına geliyor. Ona göre Leyla Erbil'i görüp, onunla konuşan hemen her edebiyatçı, her yazar ve her adam ona kendi aşk ömrü kadar, aşık olmuştur. İşte Ahmed Arif ona, onun güzelliğine ve ulaşılmazlığına şiirler yazmamış mıdır? İşte koca Sait Faik onunla tanıştıktan sonra, aşkla ölümü içiçe yaşamamış mıdır? Doktorların üç yıl kaldı dedikleri ömrünü ona bağışlamak istememiş midir? Haydar Saka'ya göre Sait Faik, Leyla Erbil'i tanıdıktan sonra umutsuz alkol yolculuklarına, yeni uzaklıklar eklemiş, bedenini bu uzaklıklarda tüketmiştir. Leyla Erbil'in ona "Benim için sen nesin?" diye yazdığı yazıyı okuduktan sonra, sarı defterlere eski Türkçe yazdığı öykülerini "Benim yazdıklarım da bir şey mi?" diyerek yırtmaya kalktığını gözleriyle görmüştür.
Yıl 1958. Haydar Saka Laleli'de bir bekar odasında Rıfat Ilgaz'la adı, bir uğursuz kader gibi çoktan polisin kayıtlarına geçmiştir. Parasızdır elbet. Arada bir Dolmuş dergisine hikayeler göndermektedir. Ama buradan aldığı 50 lira çare olmaz yoksulluğuna. "Yahu Haydar, ne yapayım," der bir gün, "kahveye gidecek param yok." Haydar düşünür, liseyi Haydarpaşa' da okumuştur. Mektep anıları, renkli ne demek, gökkuşağı gibi rengarenktir. "Rıfat, gel mektep anılarımızı yazalım," der. "Hababam Sınıfı" işte böyle doğar. Dedim ya ona inanmak istiyorum diye.
Haydar Bey tarihine devam ediyoruz: "Rıfat bir gün öfkeyle yatağının altında şiirlerini çıkardı ve onları yırtmak istediğini söyledi. Yüzü acı doluydu, kırgındı, öfkeliydi; şiirlerini elinden zor bela aldım, 'ne yapıyorsun, yazık değil mi şiirlerine?' dedim. 'Yayımlanmayacaksa yok olsunlar,' dedi. Ama şiirlerini kurtardım öfkesinden... Ya Rıfat Ilgaz, hapise düştüğünde polislerin ona, "Parmaklarımda dolama olduğu için tırnaklarımın sökülmesine ben izin verdim" şeklinde bir kağıt imzalatmasına ne demeli? O da buna karşılık olarak bir kağıda "Kafam bozuk olduğu için kafamın koparılmasına ben izin verdim" diye yazmış. "Öylesine dövmüşler ki, altı ay kan işedi dostum... " diyor.