"Timuçin'in kaan olarak kabul ve ilân gününden evvelki üç sabah, çalı kuşuna benzer beş renkli bir kuş gelip, dört köşeli bir taş üzerine konup, muttasıl: "çin giz" diye öterdi.. Ve işte bu kuşun ötüşündendir ki Timuçin'in ismi, Cengiz Kaan diye âleme meshur oldu... Üç gün sonra, kuşun konduğu dört köşeli taş yarılıp, içinden "Hasbur" denilen mühür çıktı. Bu mühür bir hurma ağacı kadar uzun ve geniş idi. Tam yazı yerinde bir kaplumbağa ve kaplumbağanın etrafiında iki ejder resmi bulunuyordu. Bu masala nazaran, Timuçin 1189 senesi, Cengiz Kaan ünvânını almıştır.
Efendiler, eski Türk imparatorluğunun resmi mührü, iki ejder arasında bir kaplumbağayı musavverdi. Bu cihetle taş içinden kerâmetle çıkan hurma ağacı kadar azim mühür, eski büyük Türk imparatorluğu'nun mühr-i resmisidir ki "Cengiz!" diye öten mukaddes kuşun irâdesiyle Timuçin'e geçiyor.