Üvercinka
Böylece bir kere daha boynunlayız sayılı yerlerinden
En uzun boynun bu senin dayanmaya ya da umudu kesmemeye
Laleli\'den dünyaya doğru giden bir tramvaydayız
Birden nasıl oluyor sen yüreğimi elliyorsun
Ama nasıl oluyor sen yüreğimi eller ellemez
Sevişmek bir kere daha yürürlüğe giriyor
Bütün kara parçalarında
Afrika dahil
Aydınca düşünmeyi iyi biliyorsun eksik olma
Yatakta yatmayı bildiğin kadar
Sayın Tanrıya kalsa seninle yatmak günah daha neler
Boşunaymış gibi bunca uzaması saçlarının
Ben böyle canlı saç görmedim ömrümde
Her telinin içinde ayrı bir kalp çarpıyor
Bütün kara parçaları için
Afrika dahil
Senin bir havan var beni asıl saran o
Onunla daha bir değere biniyor soluk almak
Sabahları acıktığı için haklı
Gününü kazanıp kurtardı diye güzel
Bir çok çiçek adları gibi güzel
En tanınmış kırmızılarla açan
Bütün kara parçalarında
Afrika dahil
Birlikte mısralar düşürüyoruz ama iyi ama kötü
Boynun diyorum boynunu benim kadar kimse değerlendiremez
Başkente dünyanın meşhurları geliyordu. Düşün ki döneminin en büyük piyanistlerinden Arthur Rubinstein'ı dinledik. Doğrusu o salona bir şekilde herkes girebiliyordu.
Anlayacağın, dokunulmazlığı olan bir şehirdi Ankara. Bereketli bir kültürsanat ortamı sunuyordu, hareketliydi. Şimdiki gibi kurak değildi. Bizi tatlı bir mikroklimada yaşatıyordu.
O zamanlar hoş bir Kadıköy vardı. Oralar, İstanbulluların hem çok sevdikleri hem kendilerini medeni hissettikleri hem de medeni davrandıkları bir yerdi.