Sancar Topraktepe

Başkente dünyanın meşhurları geliyordu. Düşün ki döneminin en büyük piyanistlerinden Arthur Rubinstein'ı dinledik. Doğrusu o salona bir şekilde herkes girebiliyordu. Anlayacağın, dokunulmazlığı olan bir şehirdi Ankara. Bereketli bir kültürsanat ortamı sunuyordu, hareketliydi. Şimdiki gibi kurak değildi. Bizi tatlı bir mikroklimada yaşatıyordu.
Sayfa 258·Kitabı okudu
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
O zamanlar hoş bir Kadıköy vardı. Oralar, İstanbulluların hem çok sevdikleri hem kendilerini medeni hissettikleri hem de medeni davrandıkları bir yerdi.
Sayfa 240·Kitabı okudu
Paul Verlaine ile Arthur Rimbaud'yu herkes aslından okuyup anlayamaz. Normal bir Fransızca konuşan, yeteri kadar Fransızca öğrenen biri; tarih, coğrafya, hatta belirli ölçüde edebiyat okuyabilir ama bu şiiri anlamak için biraz da Fransız olmak gerekir. Çünkü bu eserler Fransızcanın zirvesi olarak gösterilir. Nasıl Ahmet Haşim'in şiirlerinin tadına varmak için iyi Türkçe bilmek gerekir, bu da aynı şey...
Sayfa 220·Kitabı okudu
Kendi mesleğine saygı duymayanlar, geniş halk kitlelerinin saygı duymasını ve sevmesini nasıl bekleyecek?
Sayfa 212·Kitabı okudu
Halay bilmeyen köylü de dans bilmeyen şehirli de müreffeh yaşasalar bile hayatın tadını çıkaramıyor demektir. Folklor kültürü olmayan Türk münevverinin sallantıda yaşadığı ve renk veremediği örnekleriyle ortadadır.
Sayfa 208·Kitabı okudu