Bazı kitapların bizi kendi hikayesine çekme gücü vardır, bazı kitaplarınsa kendi hikayemizi hatırlatma gücü... Altı harfli bir tatlı iki kadının hikayesini anlatırken insanı kendi hafızasında yürümeye zorluyor. Kendi yaralarını, eksikliklerini, yapamadıklarını, çaresiz kalışlarını hatırlatıyor. Bunu yaparken zorlamıyor, durumu fazladan dramatize etmiyor. Olduğu gibi anlatıp olanın ne olduğunu hatırlatıyor. Selime'yle yaşlılığa Meltem'le çocukluğa götürüyor. Unuttuğumuz hislerimizi hatırlatıyor. Uzun süredir bu kadar içime dokunan bir kitap okumamıştım. Kesinlikle okunması gereken bir hikaye bu, kesinlikle tanışılması gereken insanlar. Selime ve Meltem ile tanışmama vesile olan canım arkadaşlarıma çokça teşekkürler