Binlerce yıldır bekleyen, geçmişin hesabını sormak isteyen kıyametin ordusuyla, ışığın yolundaki korkusuz cengâverlerin kanlı savaşı yaklaşıyordu. Bir avuç cesur adamın, kötülüğe karşı yüz binlerce kılıca dönüşüp yok oluşu engelleme savaşı başlıyordu.
Kara Han, nefes almakta zorlanıyordu. Silahı, elinden düşmüş, bacakları tutmaz olmuştu. Oğuz, yere düşen babasının başına dikildi. Kara Han'ın gördüğü tek şey, gürleyen Kara bulutların altında, kana bulanmış kılıcıyla bekleyen celladıydı.
İnsan, doğasında var olan bu kapasiteyi yapıp ettikleriyle yani amelleriyle gerçekleştirilebilir. Bu ameller özünde samimiyet ve devamlılık taşırsa bir anlam ifade eder ve insanı olgunlaştırır.