"Birtakım hainler ki, kemiklerindeki ilikleri bile onun ekmek ve nimetiyle hâsıl olmuştur, hıyaneti ortadan kaldırdıklarından başka, dâr-ı ukbâya günahkar gittiğini yayarak onu sevenleri, kalanlarını, bir de bu yüzden üzmüşlerse de Cenab-ı Hakk, ömür ve şevketlerini ziyad leştirsin. Hazret-i Halife (İkinci Abdülhanid Han), bu kere hakikati meydana çıkarmıştır
Şeyhülislâm Hayrullah, Nâm-ı Diğer Şerrullah Efendi...
İsminden çok, Osmanlı tarihine kan bulaştıran, meşhur laka bı "Şerrullah" yani "Allah'ın şerri!" tamlamasıyla anılır
Dertleri, hâşâ “şuurunu kaybetmiş" dedikleri padişahı devirmek ve milleti, onlar adına yaptık dedikleri bir "ihtilal"le kurtarmaktı! Karanlıkların adamı Hüseyin Avni, Midhat Paşa, hadisenin ardından masum rolüne bürünen Mütercim Rüşdü Paşa ve "Şerrullah" namıyla şöhret bulmuş Şeyhülislam Hayrullah Efendi...
Pederimin hayatının son dakikalarına dair haberlerde büyük bir yanlışlık vardır. Tabiidir ki, rivayetlere dayanan vakalar doğru olamaz... Sevgili pederim Abdülaziz Han intihar etmiş değil, şe hid edilmiştir. Ben bu felaketin şahidiyim. Ömrümün sonuna ka dar kalbimin derinliklerinde o acı hatıratı bütün hakikatiyle muha faza edeceğim."